animals

Maybe an animal said something to me and I didn't hear it because I wasn't paying attention.

Belki de bir hayvan bana bir şey dedi ve ben duymadım çünkü onu dikkate almıyordum.

What kind of animal could have done such a thing?

Böyle bir şeyi ne tür bir hayvan yapmış olabilir?

He was my whole world, and you took him from me, you sick animal!

O benim her şeyimdi, ve sen onu benden aldın, seni hasta hayvan.

Because I'm a wild animal You're also a husband and a father.

Çünkü ben vahşi bir hayvanım. Aynı zamanda bir ve babasın da.

Oh, no, no, no, listen, her, uh, boyfriend is a complete animal.

Hayır, hayır, hayır, dinle onun, erkek arkadaşı tam bir hayvan.

I work with animals, and I've never heard an animal like that before.

Ben hayvanlarla çalışırım ve daha önce hiç böyle bir hayvan duymadım.

This thing is a whole different animal.

Bu şey tamamen farklı bir hayvan.

But there is something that makes us very different from any other animals.

Fakat bizi diğer hayvanlardan çok daha farklı kılan bir şey var.

I've never seen any animal like him before.

Onun gibi bir hayvan daha önce hiç görmemiştim.

Animal blood keeps me alive but not strong as Damon.

Hayvan kanı beni hayatta tutuyor ama Damon kadar güçlü değilim.