English-Turkish translations for ankle:

bilek · ayak bileği · topuk · other translations

ankle bilek

Hey, Walt, did you see the mark on that boy's ankles?

Hey, Walt, o çocuğun ayak bilekleri üzerinde işareti gördün mü?

How's your ankle?

Senin bileğin nasıl?

Explosives still around their ankles, still ready to explode.

Ayak bileklerine bağlı patlayıcılar hala patlamaya hazır.

Click to see more example sentences
ankle ayak bileği

This is a guy that once finished a game with a broken ankle.

Bu adam bir kez kırık ayak bileği ile bir oyunu bitirmişti

And last year, you broke your collarbone and, broke your ankle?

Geçen sene de köprücük kemiğini ve ayak bileğini kırmışsın.

Don't want anymore damage to that ankle, right?

Zarar artık istemiyorum Bu ayak bileği, değil mi?

Click to see more example sentences
ankle topuk

And the blood was ankle deep. ejdahk so TAS ghos va Skral byteek

Ve kan topuklara kadar çıkmaktaydı. ejdahk so TAS ghos va Skral byteek

Ankles and heels.

Bilekler ve topuklar.

First massage, ankle, heel, calf.

İlk masaj, ayak bileği, topuk, baldır.