English-Turkish translations for annoy:

sinirini bozmak, sinir bozmak · sıkmak · can sıkıcı., canını sıkmak, can sıkıcı · sinir etmek · rahatsız etmek · kızdırmak · taciz etmek · sinirlendirmek · other translations

annoy sinirini bozmak, sinir bozmak

They have all this annoying energy and they're all pink and smooth like a baby.

Hepsinde sinir bozucu bir enerji var ve hepsi bir bebek kadar pembe ve yumuşak.

You're the doctor, but I'm constantly hearing this annoying sound.

Doktor olan sensin ama ben bu sinir bozucu sesi hiç durmadan duyuyorum.

Oh, that annoying little stick? She drove me crazy.

O sinir bozucu küçük sopa beni deli etti.

Click to see more example sentences
annoy sıkmak

I mean, there are just so many stupid, annoying worthless people on this planet.

Demek istediğim, bu gezegende pek çok aptal can sıkıcı, beş para etmez insan var.

It's annoying because he's got a good heart

Bu çok can sıkıcı çünkü aslında temiz bir kalbi var.

You know what? That is annoying.

Biliyor musunuz, bu can sıkıcı.

Click to see more example sentences
annoy can sıkıcı., canını sıkmak, can sıkıcı

I mean, there are just so many stupid, annoying worthless people on this planet.

Demek istediğim, bu gezegende pek çok aptal can sıkıcı, beş para etmez insan var.

What a strange and annoying little man.

Ne kadar tuhaf ve can sıkıcı bir herif.

Oh yeah, that's a bit annoying.

Evet, bu biraz can sıkıcı.

Click to see more example sentences
annoy sinir etmek

Oh, that annoying little stick? She drove me crazy.

O sinir bozucu küçük sopa beni deli etti.

Your face is annoying me.

Yüzün beni sinir ediyor.

Unconscious, yet still somehow annoying to me.

Baygın, ama hala bir şekilde beni sinir edebiliyor.

Click to see more example sentences
annoy rahatsız etmek

Oh, I'm sorry. Is that annoying?

Özür dilerim, rahatsız ediyor?

Music! Is that annoying?

Müzik Rahatsız ediyor?

I am annoying and needy, so I've been dumped.

Ben rahatsız edici ve muhtacım, bu yüzden terk edildim.

Click to see more example sentences
annoy kızdırmak

That always annoys me.

Bu beni hep kızdırır.

You want to annoy another doctor first?

Başka bir doktoru daha kızdırmak istiyorsun?

Just wanted to annoy you.

Sadece seni kızdırmak istedim.

annoy taciz etmek

Annoy like the wind.

Rüzgar gibi taciz et

annoy sinirlendirmek

Once I annoyed her and she sulked for a whole week.

Bir kere onu çok sinirlendirdim bir hafta boyunca somurttu.