English-Turkish translations for antiquated:

eski · modası geçmiş, modası geçmiş. · çok eski · köhne · yaşlı · other translations

antiquated eski

Now, okay, Kelly, your grandmother, has she bought anything strange or old or kind of maybe an antique?

Tamam. Kelly, büyükannen tuhaf, eski yada antika bir şey satın aldı mı? ya da antika bir şey satın aldı mı?

Juno Skinner, arts and antiquities dealer specializing in ancient Persia.

Juno Skinner, sanat eserleri ve antika satıcısı Eski İran konusunda uzman.

It's an antique ring.

Çok eski bir yüzük bu.

Click to see more example sentences
antiquated modası geçmiş, modası geçmiş.

Apologize for the antiquated laws in this city.

Bu şehirdeki bu modası geçmiş yasa için özür dilerim.

This is so antiquated

Bu çok modası geçmiş

It is an antiquated adage, but I believe it is relevant.

Modası geçmiş bir deyim ama konuyla alakalı olduğuna inanıyorum.

Click to see more example sentences
antiquated çok eski

It's an antique ring.

Çok eski bir yüzük bu.

They're very old antiques

Bunlar çok eski antikalar.

antiquated köhne

I expected a musty antique dealer, not a ravishing young lady.

Köhne bir antikacı bekliyordum; büyüleyici genç bir bayan değil.

antiquated yaşlı

These S-boats are antiques, older than most of the crew.

Bu aletler tam anlamıyla antika, mürettebatın çoğundan daha yaşlı.