English-Turkish translations for antique:

antika · antik · antikacı · other translations

antique antika

Now, okay, Kelly, your grandmother, has she bought anything strange or old or kind of maybe an antique?

Tamam. Kelly, büyükannen tuhaf, eski yada antika bir şey satın aldı mı? ya da antika bir şey satın aldı mı?

That's when I first saw the antique guns.

Antika silahları ilk kez o zaman gördüm.

Seven million dollars worth of art, jewelry, and antiques.

Yedi milyon dolarlık sanat eseri, mücevherler, antikalar.

Click to see more example sentences
antique antik

What about antique guns, Mr. Murphy?

Antik silahlara ne dersiniz Bay Murphy?

This is an antique fire brick.

Bu antik bir ateş tuğlası.

Yes, it's antique ivory.

Evet, bu antik bir fildişi.

Click to see more example sentences
antique antikacı

I expected a musty antique dealer, not a ravishing young lady.

Köhne bir antikacı bekliyordum; büyüleyici genç bir bayan değil.

The father Malcolm is a stockbroker, mother works at an antique shop.

Baba Malcolm bir broker anne ise bir antikacı dükkânında çalışıyor.

Even the broom cupboard could be an antique dealer's dream.

Bir süpürge dolabı bile herhangi bir antikacının rüyası olabilir.

Click to see more example sentences