English-Turkish translations for apocalypse:

kıyamet · mahşer · other translations

apocalypse kıyamet

Made us angels and gave us a new destiny: to stop the Apocalypse and the Devil himself.

Bize melekler yapılmış ve bize yeni bir kaderi verdi: Kıyamet durdurmak için. Ve şeytanın ta kendisi.

Look, the apocalypse was coming, there was a giant killer demon.

Bakın, kıyamet geliyordu ve dev gibi katil bir iblis vardı.

That's when the Apocalypse come out.

Kıyamet" işte o zaman gelecek.

Click to see more example sentences
apocalypse mahşer

It's the Apocalypse, right?

Bu bir Mahşer, tamam mı?

That's one of the signs, Meredith, like locusts or the four horsemen of the apocalypse.

Çekirge istilası ya da Mahşerin Dört Atlısı gibi bu da kıyamet alametlerinden biri, Meredith.

Four horsemen of the Apocalypse, white, red, pale, and black.

Mahşerin Dört Atlısı. Beyaz, kırmızı, soluk renkli ve siyah.