English-Turkish translations for appeal:

temyiz · çekmek, çekici, çekim · itiraz · rica · temyize gitmek · temyiz etmek · hitap · cazibe · başvuru · çağrı · talep · başvurmak · hitap etmek · yalvarış · other translations

appeal temyiz

The court of appeal is next Wednesday, so you have exactly four days,

Temyiz bir dahaki Çarşamba günü, o yüzden de, tam olarak dört günün var.

I got two chances: a pardon board or a federal appeals court.

İki şansım var: bir af kurulu veya federal bir temyiz mahkemesi.

Don't worry, we'll appeal.

Merak etme, temyize gideriz.

Click to see more example sentences
appeal çekmek, çekici, çekim

I said, "I know, Dad, that's what makes him so appealing.

Dedim, "Biliyorum Baba, onu bu kadar çekici kılan da bu.

Full of eggs and only appealing for a short time.

Yumurta dolu ama sadece kısa bir süre çekici.

I've never met such a bright, appealing couple.

Bu kadar parlak ve çekici bir çiftle hiç tanışmadım.

Click to see more example sentences
appeal itiraz

You are gonna appeal, right?

İtiraz edeceksin, değil mi?

Every damn appeal was denied.

Her lanet itiraz reddedildi.

Fox News appealed the verdict.

Fox News karara itiraz etti.

Click to see more example sentences
appeal rica

What about this Ian Kay appeal?

Peki ya Ian Kay'in ricası?

A public appeal.

Bir halk ricası.

An appeal for amnesty.

Af için bir rica.

appeal temyize gitmek

And this case was fully appealed, right? Yes.

Ve bu dava temyize de gitti, değil mi?

How's the appeal coming?

Temyiz işi nasıl gidiyor?

He appealed right away, of course.

Tabii ki hemen temyize gitti.

appeal temyiz etmek

Don't worry, we'll appeal.

Merak etme, temyize gideriz.

A letter to request an appeal.

Temyiz talep etmek için bir mektup.

Neither Ray nor Van Hees appealed the verdict.

Ne Ray ne de Van Hees kararı temyiz etmemiş.

appeal hitap

Gladys doesn't appeal to me.

Gladys bana hitap etmiyor.

So, because it appeals to simple people?

Yani basit insanlara hitap ettiği için mi?

Then, appeal to his void.

Sonra, onun geçersiz hitap.

appeal cazibe

They all have a common appeal.

Hepsinde ortak bir cazibe var.

A little shrubbery helps the curb appeal.

Küçük bir çalılık cazibeye yardımcı olabilir.

appeal başvuru

An appeal for Christian help.

Hıristiyan yardımı için bir başvuru.

Always with this fucking appeal!

Sürekli bu lanet olası başvuru!

appeal çağrı

Live appeal-i don't think That's a good idea, jack.

Canlı çağrı. Bu iyi bir fikir değil Jack.

I appealed to Kebechet again, and six more gods.

Kebechet'e ve altı tanrıya tekrar çağrıda bulundum.

appeal talep

A letter to request an appeal.

Temyiz talep etmek için bir mektup.

Ethan Mascarenhas appeal for Euthanasia is unacceptable.

Ethan Mascarenhas'ın ötanazi talebi kabul edilemez bir başvurudur.

appeal başvurmak

The SCLC already filed an appeal against Wallace's orders this morning.

Zaten GHLK bu sabah Wallace'ın emirleri aleyhine temyize başvurdu.

He appealed and was granted a third trial.

Temyize başvurdu ve üçüncü bir duruşma yapıldı.

appeal hitap etmek

Gladys doesn't appeal to me.

Gladys bana hitap etmiyor.

So, because it appeals to simple people?

Yani basit insanlara hitap ettiği için mi?

appeal yalvarış

Another harrowing appeal from young Jessica Hamby's mother

Genç Jessica Hamby'nin annesinden yürek burkan bir yalvarış daha.