English-Turkish translations for approach:

yaklaşmak · yaklaşım · varmak · yaklaşma · görüşmek · yol · bakış · ulaşmak · başlamak · yöntem · yaklaşılabilir · other translations

approach yaklaşmak

A young man wearing jeans and a gray sweater approached the victim from behind

Kot pantolon giyen bir adam ve gri bir kazak Kurbanına arkadan yaklaştı

We have two officers approaching now.

Şu an yaklaşan iki polis memuru var.

Number one, approach the mirror.

Bir numara, aynaya yaklaş.

Click to see more example sentences
approach yaklaşım

But direct, open and total war requires a completely different approach.

Ama direkt, açık ve tam bir savaş, daha değişik bir yaklaşım gerektirir.

lf this is another inspection, it's certainly a different approach.

Bu başka bir denetleme ise, farklı bir yaklaşım türü.

The Doctor's already working on a new approach

Doktor şu anda, yeni bir yaklaşım üzerinde çalışıyor

Click to see more example sentences
approach varmak

Captain, there's a ship approaching at high warp.

Kaptan, yüksek warp hızında yaklaşan bir gemi var.

There's something to be said for a more scientific approach.

Daha bilimsel bir yaklaşım için söylenecek bir şeyler var.

You have one approach for Bach, Beethoven and the others.

Bach, Beethoven ve diğerleri için tek bir yaklaşımın var.

Click to see more example sentences
approach yaklaşma

Time for a more direct approach.

Biraz daha direkt yaklaşma zamanı.

Final approach, captain.

Son yaklaşma, Kaptan.

Angle of approach, not good.

Yaklaşma açısı iyi değil.

Click to see more example sentences
approach görüşmek

A little later, almost on the same spot, we saw a man approaching.

Bir süre sonra neredeyse aynı yerde bize yaklaşan bir adam gördük.

Perhaps the new situation suggests we consider a different approach?

Belki de yeni duruma göre farklı bir yaklaşım düşünmeliyiz?

She seemed quite interesting, so I approached her

Çok ilginç görünüyordu ve ben ona yaklaştım.

Click to see more example sentences
approach yol

But there's a right way and a wrong way to approach this.

Ancak bu işi yapmanın bir doğru bir de yanlış yolu var.

But I found this other approach to it.

Ama bunu yapmak için başka bir yol buldum.

We need a new approach.

Yeni bir yol lazım.

Click to see more example sentences
approach bakış

Look, you have to approach him properly, Dad, especially a dragon like this.

Bak, ona düzgün bir şekilde yaklaşman gerekiyor, baba özellikle de böyle bir ejderhaya.

I'm actually gonna take a different approach, but

Aslına bakarsan ben farklı bir yaklaşım deneyeceğim.

This is not the correct approach.

Bu doğru bakış açısı değil.

Click to see more example sentences
approach ulaşmak

That's why she needed me and approached me.

Bu sebepten bana ihtiyacı vardı ve bana ulaştı.

I was approached by an FBI agent named Lana Delaney.

Lana Delaney adında bir FBI ajanı bana ulaştı.

Alan Doyle approached me yesterday.

Alan Doyle dün bana ulaştı.

Click to see more example sentences
approach başlamak

Brave Sunny started here and approached the Incredibly Deadly Viper with single-minded determination.

Cesur Sunny burada başladı ve İnanılmaz Ölümcül Engerek'e kararlı bir şekilde yaklaştı.

Two young boys approached him, they started talking.

İki genç ona doğru yaklaştı ve konuşmaya başladılar.

Commencing final approach.

Son yaklaşma başlıyor.

approach yöntem

But this approach has its cost.

Ama bu yöntemin bir bedeli var.

That's your approach

Senin yöntemin bu.

Dr. Burke, you're not using the superior-transseptal approach for the atriotomy, are you?

Dr. Burke, atriotomi için üst transseptal yöntem kullanmayacaksınız, değil mi?

approach yaklaşılabilir

Not too handsome. Not chiseled, just approachable. Sort of

Çok yakışıklı değil, heykel gibi değil, yaklaşılabilir olmalı.

Not chiseled, just approachable.

Yontulmamış, sadece yaklaşılabilir biri.