English-Turkish translations for argue:

tartışmak · kavga etmek · iddia etmek · itiraz etmek · other translations

argue tartışmak

A few days ago, at lunchtime, I saw her arguing with this guy outside the building.

Birkaç gün önce, öğle yemeği zamanı onu bir adamla binanın önünde tartışırken gördüm.

My husband and I argue, that's not a crime.

Kocam ve ben tartışıyoruz, bu suç değil.

They're arguing about something.

Bir şey hakkında tartışıyorlar.

Click to see more example sentences
argue kavga etmek

Two people related to each other, two people, two cousins, and you're arguing this way?

Birbiriyle akraba iki insan iki kuzen ve bu şekilde kavga ediyorsunuz?

So, no more arguing, no more fighting.

Yani artık tartışmak, kavga etmek yok.

Why are you and Mom arguing so much?

Neden annemle bu kadar çok kavga ediyorsunuz?

Click to see more example sentences
argue iddia etmek

Just to punish me. I would argue that you got a better night's sleep

Sadece beni cezalandırmak için. daha iyi bir gece uykusu var iddia ediyorum

Can't argue with that.

Bu ile iddia edemez.

Look, I can argue that.

Bak, bunu iddia edebilirim.

Click to see more example sentences
argue itiraz etmek

And don't argue.

Ve itiraz etme.

Please, don't argue.

Lütfen itiraz etme.

I'm a lawyer. I live to argue.

Ben bir avukatım, işim itiraz etmek.

Click to see more example sentences