English-Turkish translations for armed:

silahsız · ordu · zırhlı · ateşli · other translations

armed silahsız

Henry Allen Miller, your former patient, is a suspect in another potential armed robbery.

Henry Allen Miller, eski hastan, başka bir silahlı soygun şüphelisi konumunda.

They control drugs, arms smuggling, black market diamonds, human trafficking, even murder and extortion.

Uyuşturucu onların kontrolünde, silah kaçakçılığı, kara borsa elmaslar insan ticareti, hatta cinayet ve şantajda.

He's extremely dangerous and he's more than likely armed.

Son derece tehlikeli ve çok büyük ihtimalle silahlı.

Click to see more example sentences
armed ordu

As you and the people saw today, neither the army nor the armed forces fired a single shot,

Bugün sizin ve insanların gördüğü gibi, ne ordu ne de silahlı kuvvetler tek bir atış yapmamışlardır.

But the Han Empire armed with iron weapons, defeated them in one year.

Fakat Han imparatorluğunun Demir silahlı ordusu onları, bir yıl içinde yendi.

Nobody's sending arms or the army.

Kimse silah ya da ordu göndermiyor.

Click to see more example sentences
armed zırhlı

This is an armed caravan, completely bulletproof, magnetic locks.

Bu zırhlı bir karavan, kurşun geçirmiyor, manyetik kilitleri var.

The arms bazaar was open. guided missiles, unguided missiles, mortars, mines, armored personneI carriers.

Silah pazarı açılmıştı. Güdümlü, güdümsüz füzeler. Havan topları, mayınlar, zırhlı personel taşıyıcılar.

At the same time, ithe Roman cavalry and light-armed troops, seeming to appear from nowhere

Aynı zamanda, Roma süvarileri ve hafif-zırhlı bölükleri bir anda ortaya çıkmış gibilerdi.

Click to see more example sentences
armed ateşli

Taking rocket and small arms fire

Roket ve küçük silah ateşi altındayız

Forward tubes armed and ready, Captain. Fire.

Ön torpidolar aktif ve ateşe hazır, Kaptan.

No, keenan's still armed; two people in the crossfire.

Hayır, Keenan hala silahlı ve ateş hattında iki insan var.

Click to see more example sentences