English-Turkish translations for around:

etrafında, etraf, etrafta, etrafına · civarda, civarında · yanında · kadar · ortalıkta · çevre, çevrede · bu civarda · çevresine, çevresinde · nerdeyse · yakınında · yaklaşık · yakında · bir yerde bulunmuş olmak. · sularında · arada burada · yayılmak · şuraya buraya · other translations

around etrafında, etraf, etrafta, etrafına

Not really sure what he does, but at least he's not around her anymore.

Ne yaptığndan gerçekten emin değilim ama en azından onun etrafında değil artık.

No, but look around you.

Hayır yani etrafına bir bak.

Wait, wait. Turn around.

Dur dur, etrafında dön.

Click to see more example sentences
around civarda, civarında

A blind man was seen around here with a girl. who else could it be?. what are you doing?.

Kör bir adam yanında bir kızla bu civarda görülmüş, başka ne olabilir ki? Ne yapıyorsun?

Yes, but not from around here.

Evet ama bu civardan değil.

I heard you're the biggest fool around.

Bu civardaki en büyük aptal olduğunu duydum.

Click to see more example sentences
around yanında

A blind man was seen around here with a girl. who else could it be?. what are you doing?.

Kör bir adam yanında bir kızla bu civarda görülmüş, başka ne olabilir ki? Ne yapıyorsun?

Every time I open my mouth when I'm around her, she's like,

Ben ağzı açık her zaman onun yanında değilken, o, gibi

I'm not gonna be around forever!

Sonsuza dek yanında olacak değilim!

Click to see more example sentences
around kadar

That's enough. and nobody wants you around.

Bu kadar yeter. ve kimse seni etrafta istemiyor.

He's just gonna be around for her birthday from midnight to midnight.

O sadece etrafında olacak gece yarısından gece yarısına kadar onun doğum günü için.

Are things always this interesting when you're around?

Sen varken her şey bu kadar ilginç mi oluyor?

Click to see more example sentences
around ortalıkta

I never wanted a house full of little people running around!

Ben Ben Ben asla bir ev dolusu ortalıkta dolaşan küçük insanlar istemedim!

Is the father gonna be around?

Ortalıkta bir baba olacak mı?

No, he was never around.

Hayır hiç ortalıkta yoktu.

Click to see more example sentences
around çevre, çevrede

There is always a girl around. Okay.

Her zaman çevrede bir kız vardı.

'There were dead people around.

'Çevrede ölü insanlar vardı.

Hey, are there any girls around?

Hey, bu çevrede kız var mı?

Click to see more example sentences
around bu civarda

A blind man was seen around here with a girl. who else could it be?. what are you doing?.

Kör bir adam yanında bir kızla bu civarda görülmüş, başka ne olabilir ki? Ne yapıyorsun?

Is there a town around here?

Bu civarda bir kasaba var mı?

It's still around.

Hala bu civarda.

Click to see more example sentences
around çevresine, çevresinde

Look, he is dangerous to everyone and everything around him.

Bak o çevresindeki her şey ve herkes için tehlikeli biridir.

Been around here before?

ÖNCE BURAYA ÇEVRESİNDE OLDU?

And the moon tonight, there's a circle around it.

Bu gece ayın çevresinde bir halka var.

Click to see more example sentences
around nerdeyse

Anyway, I know it's around here somewhere, but I don't know where it is.

Neyse. Burada bir yerde olduğunu biliyorum ama tam nerede olduğunu bilmiyorum.

He's around here, but I don't know where.

Burada bir yerde, ama nerede olduğunu bilmiyorum.

Where's a phone around here?

Burda nerde telefon var?

Click to see more example sentences
around yakınında

Listen, is there some kind of train station around here or something?

Dinle yakınlarda bir tren istasyonu ya da öyle bir şey var mı?

Is there a phone around somewhere nearby?

Yakınlarda bir yerlerde bir telefon var mı?

Hey, is he around?

Hey, O yakınlarda mı?

Click to see more example sentences
around yaklaşık

He's fine, actually. He came around about ten minutes ago.

O iyi aslında. yaklaşık on dakika önce geldi.

I am here because about half an hour ago a toxic substance was released outside around this building.

Buradayım çünkü yaklaşık yarım saat önce, zehirli bir madde dışarıda, bu binanın etrafında serbest bırakıldı.

For being around so much.

Olmak için Çok yaklaşık.

Click to see more example sentences
around yakında

He's been following us all around and he's following us close.

Bizi heryerde takip ediyor ve bizi yakından takip ediyor.

They'll be around soon And then either he or I

Yakında buralarda olurlar. Sonra da ya o ya ben.

Yeah, but Nicky, I promise, I'll show you around soon, okay?

Ama Nicky, söz, yakında sana etrafı gezdiririm, tamam mı?

Click to see more example sentences
around bir yerde bulunmuş olmak.

There's still another one of those damn things around here somewhere.

Bu lanet olası şeylerden bir yerlerde hala bir tane var.

Find him, he must be around somewhere all right, go ahead!

Bulun onu, buralarda bir yerlerde olmalı. Tamam, devam edin!

Man, this boy, he gotta be around here somewhere.

Adamım bu herif buralarda bir yerlerde olmalı.

Click to see more example sentences
around sularında

Bring me some water and have a look around.

Bana biraz su getir ve etrafa bir göz at.

Who was here last night around midnight?

Dün, gece yarısı sularında burada kim vardı?

One of the maids comes every Monday and sprinkles holy water around.

Her pazartesi bir hizmetçi gelir. .ve her yere kutsanmış su döker.

Click to see more example sentences
around arada burada

Well, somewhere around here she called me.

Eh, buralarda bir yerde beni aradı.

What's a gunman doing around here?

Bir silahşör burada ne arıyor?

Find a bulb around here.

Burada bir ampul ara.

around yayılmak

You know how things spread around here.

Burada her şey nasıl yayılır bilirsin.

around şuraya buraya

Here, there and around, and

Şurada, burada etrafta ve