English-Turkish translations for arrest:

tutuklama · tutuklamak · tutuk · tutuklu · hapis · yakalamak · çekmek · durdurulmuş, durdurmak · gözaltı · tutmak · tevkif · kesmek · el koymak · tevkif etmek · other translations

arrest tutuklama

Or he's not the killer, and we have to stop him before he makes an arrest.

Ya da o katil değil ve onu bir tutuklama yapmadan önce durdurmamız gerekiyor.

We have a warrant for your arrest.

Elimizde senin için tutuklama emri var.

You know, there's a warrant out for your arrest.

Biliyor musun, hakkında bir tutuklama emri var.

Click to see more example sentences
arrest tutuklamak

It's still not enough to arrest him, is it?

Hala onu tutuklamak için yeterli değil, değil mi?

Go ahead and arrest me.

Devam et ve beni tutukla.

Andy, arrest him.

Andy, tutukla onu.

Click to see more example sentences
arrest tutuk

It's an order for their arrest.

Onların tutuklanması için emir bu.

Arrest in Sierra Leone of Daniel Archer, former mercenary and smuggler

Eski paralı asker ve kaçakçı Daniel Archer'ın Sierra Leone'de tutuklanması

I know this is unusual, but Lieutenant Haroun's arrest jeopardises an important operation.

Bunun olağandışı olduğunu biliyorum, ama Teğmen Harun'un tutuklanması önemli bir operasyonu tehlikeye atıyor.

Click to see more example sentences
arrest tutuklu

This man is under arrest.

Bu adam bir tutuklu.

All right, you tell the captain he's under arrest.

Tamam, sen kaptana söyle o bir tutuklu.

No, roy, you're not under arrest.

Hayır Roy, tutuklu falan değilsin.

Click to see more example sentences
arrest hapis

Maximum fine, three months in jail, three months house arrest.

Maksimum ceza. Üç ay hapis cezası, üç ay da ev hapsi.

Arrest that man and lock him away.

O adamı tutuklayın ve hapse atın.

Still keeping me under house arrest.

Hala beni ev hapsinde tutuyor.

Click to see more example sentences
arrest yakalamak

For God's sake, arrest him!

Tanrı aşkına, onu yakalayın!

I mean, they'll arrest me, and then

Yani beni yakalayacaklar ve sonra da

Hurry up and arrest the thief!

Acele et ve hırsızı yakala!

Click to see more example sentences
arrest çekmek

Step back and calm down. Otherwise, you'll be arrested.

Geri çekil ve sakin ol yoksa tutuklanacaksın.

Lieutenant Shaw pulled us back from making the arrest.

Teğmen Shaw tutuklama yapmadan bizi geri çekti.

Back down or everybody gets arrested!

Geri çekilin, yoksa herkes tutuklanır.

Click to see more example sentences
arrest durdurulmuş, durdurmak

In case of cardiac arrest, I do have this adrenaline.

Ani bir kalp durması durumunda bu var. Adrenalin.

In case of cardiac arrest, I do have this.

Ani bir kalp durması durumunda bu var.

Cardiac arrest and extreme dehydration.

Kalp durması ve aşırı su kaybı.

Click to see more example sentences
arrest gözaltı

This isn't an arrest.

Bu bir gözaltı değil.

Your Honor, this is Miss Garrett's first arrest.

Sayın Hakim, bu Bayan Garrett'in ilk gözaltı.

Ryan Sommers has been arrested.

Ryan Sommers gözaltına alınmış.

arrest tutmak

This is not fair. Keep it down or I'll arrest you.

Bu hiç adil değil. onu tut ya da biz seni tutuklayacağız

Still keeping me under house arrest.

Hala beni ev hapsinde tutuyor.

After his arrest, Quinn retained Jimmy Ransone high-dollar criminal defense attorney with a questionable reputation.

Tutuklandıktan sonra Quinn, şüpheli bir itibarı olan savunma avukatı Jimmy Ransone'yi tuttu.

arrest tevkif

Mr. Shaw, there's a local warrant for your arrest.

Bay Shaw, tevkif edilmeniz için yerel bir tutuklama emri var.

Jean Zay was arrested.

Jean Zay tevkif edildi.

arrest kesmek

Shut up, or I'll arrest you, too.

Kes sesini yoksa seni de tutuklarım.

Well, if she's a spy, why don't you arrest her? ecause I need definite proof.

Madem o bir casus, öyleyse neden tutuklamıyorsunuz? Çünkü kesin kanıta ihtiyacım var.

arrest el koymak

Arrest him and confiscate the cane as evidence.

Onu tutukla ve değneğe de kanıt olarak el koy.

arrest tevkif etmek

Jean Zay was arrested.

Jean Zay tevkif edildi.