arrived

This morning when the ambulance and the police arrived a beautiful girl came.

Bu sabah polis ve ambulans geldiğinde... .güzel bir kız geldi.

The next day, a box arrived with a beautiful dress and a note saying

Ertesi gün, içinde güzel bir elbise olan bir kutu geldi bir de not vardı

And look, sir, this also just arrived for you this morning.

Bakın efendim, bu da bu sabah sizin için geldi.

And after a few weeks, more people arrived and we had help.

Birkaç hafta sonra da daha çok kişi geldi ve bize yardım etti.

The team arrived two hours ago.

Takım iki saat önce geldi.

Secretary Jeong Hyung Jun and public relations officer Hong Soon Il have arrived.

Sekreter Jeong Hyung Jun ve Halkla İlişkiler Memuru Hong Soon İl geldi.

Did you see a woman waiting here before I arrived?

Buraya gelmeden önce bekleyen bir kadın gördün mü?

When I first arrived here, I saw things as perhaps you do now.

Buraya ilk geldiğimde, belki de senin şimdi yaptığın gibi şeyler gördüm.

No, he has arrived but very sad, there is a big mistake

Hayır, hayır geldi, şu an burada. Ama çok üzücü büyük bir hata var.

I hate to tell you this, but look who's arrived.

Sana bunu söylemekten nefret ediyorum ama bak kim geldi.