English-Turkish translations for article:

makale · yazı · şey · · madde · parça · şart · other translations

article makale

I always knew I'd be a writer, but there's a big difference between writing a magazine article and a book.

Her zaman bir yazar olacağımı biliyordum. Ama bir makale ile bir kitap arasında fark var. Biliyorum.

It's not a stupid article.

O aptal bir makale değil.

Well, maybe this article will change her mind.

Şey, belki de bu makale fikrini değiştirir.

Click to see more example sentences
article yazı

There was a beautiful article about Lisbon, but I've never been to Lisbon.

Lizbon hakkında çok güzel bir yazı vardı. Ama ben Lizbon'a hiç gitmedim.

I think an article on you is a great idea.

Sanırım senin hakkında bir yazı iyi bir fikir.

Boyfriend wrote quite the article about you.

Erkek arkadaşın senin hakkında yazı yazmış.

Click to see more example sentences
article şey

I got a call about, um a weird call about the article.

Şey hakkında bir telefon geldi makale hakkında garip bir telefon.

Maybe you read an article on the murder or you saw something on TV.

Belki cinayet hakkında okuduğunuz bir yazı ya da televizyonda gördüğünüz bir şey.

Well, maybe this article will change her mind.

Şey, belki de bu makale fikrini değiştirir.

Click to see more example sentences
article

I-I know, but I am telling you, he's a really good subject for this article.

Biliyorum ama bak sana diyorum işte bu makale için çok iyi bir konu.

The article worked.

Makale işe yaradı.

Here, I'm writing an article on her for my next Malibu Stacy newsletter.

İşte, bir sonraki Malibu Stacy yazım için ona makale hazırlıyorum.

Click to see more example sentences
article madde

Is there such an article?

Böyle bir madde mi var?

Paragraph five, article one.

Paragraf beş, madde bir.

Article L'Enfant bright has contributed to launch the career of Jean-Michel.

Madde L'Enfant parlak Jean-Michel kariyerini başlatmak için katkıda bulunmuştur.

Click to see more example sentences
article parça

I also found this newspaper article.

Ben bir de bu gazete parçasını buldum.

It's only a piece of rope, an ordinary household article.

Bu yalnızca bir halat parçası, sıradan bir ev gereci.

Jj, get an article of aimee's clothing.

J.J., Aimee'nin kıyafetinden bir parça al.

article şart

These aren't six Articles they're a whip with six strings.

Bunlar altı tane şart değil Altı ucu olan bir kırbaç.