English-Turkish translations for articulate:

açık · konuşkan · other translations

articulate açık

But now, Mr. Geller's claim spoken softly and articulately is that he is the victim.

Ama şimdi, Bay Geller'in ifadesini yumuşak ve açık bir şekilde verebiliyor. O bir kurban mı?

You're articulate, and you have a keen political mind.

Açık sözlüsün ve keskin bir siyasi zekân var.

He was much more articulate and that was better.

Çok daha açık konuşuyordu ve çok daha iyiydi.

Click to see more example sentences
articulate konuşkan

Are you always this articulate?

Sen hep böyle konuşkan mısın?

I Are you always this articulate?

Hep bu kadar konuşkan mısın?