English-Turkish translations for ash:

kül · dişbudak · dişbudak ağacı · other translations

ash kül

No. Ashes and dust and thirst there is, and pits, pits, pits. And Orcses, thousands of Orcses.

Kül, tos ve sususluk var orda ve çukurlar, çukurlar, çukurlar ve orkslar, binlerce orkslar.

It's not me mother's ashes.

Bu annemin külleri değil.

But now I'm building a Mountain of their ashes.

Ama bense şimdi onların küllerinden bir dağ yapıyorum.

Click to see more example sentences
ash dişbudak

It's a big park with lots of trees oaks, birches, ash trees, poplars, beeches, olive trees

Burası büyük bir park, içinde bir sürü ağaçları meşesi, huş, dişbudak ağaçları, gürgen, kayın, zeytin ağaçları

Ash, trembling Aspen and Lime.

Dişbudak, titrek kavak ve ıhlamur.

ash dişbudak ağacı

It's a big park with lots of trees oaks, birches, ash trees, poplars, beeches, olive trees

Burası büyük bir park, içinde bir sürü ağaçları meşesi, huş, dişbudak ağaçları, gürgen, kayın, zeytin ağaçları