English-Turkish translations for assault:

saldırı · saldırmak · tecavüz · taciz · darp · taarruz · hücum · saldırma · hücum etmek · other translations

assault saldırı

Let me introduce myself. for assault, murder no, attempted murder and a few other things.

Kendimi tanıtmama izin ver. Saldırı, cinayet hayır, cinayete teşebbüs ve diğer bazı işler.

Any sign of sexual assault?

Bir cinsel saldırı izi var mı?

So, that's robbery and assault.

Bu saldırı ve soygundur.

Click to see more example sentences
assault saldırmak

Two men and a woman assaulted a liquor store this morning and escaped.

Bu sabah iki adam ve bir kadın bir içki mağazasına saldırdı ve kaçtı.

And I think he assaulted her a week ago.

Ve sanırım bir hafta önce ona saldırdı.

And they had a gun and they assaulted me.

Ve yanlarında bir silah vardı ve bana saldırdılar.

Click to see more example sentences
assault tecavüz

Nothing violent no rape, no murder, not even a sexual assault.

Şiddet yok, tecavüz yok, cinayet yok, cinsel saldırı da yok.

Robbery, assault, Rape, extortion, drug dealing.

Hırsızlık, saldırı, tecavüz, gasp, uyuşturucu satımı.

I mean, armed robbery, assault.

Yani, silahlı soygun, tecavüz.

Click to see more example sentences
assault taciz

There was no sign of forced entry, theft, or sexual assault.

Zorla giriş, hırsızlık ya da cinsel taciz izi yok.

No sexual assault.

Cinsel taciz yok.

No sexual assault, though.

Ama cinsel taciz yok.

Click to see more example sentences
assault darp

Mr. Ross, you have a history of violence. Assault. Battery.

Bay Ross, şiddet, saldırı ve darp dolu bir geçmişin

No, you just ordered one assault and battery and two robberies.

Hayır, senin siparişin bir saldırı ve darp, iki de soygun.

Assault and battery.

Saldırı ve darp.

Click to see more example sentences
assault taarruz

He only has enough men for one assault an all-out attack on our fleet.

Sadece tek bir taarruz için yeterli adamı var. Filomuza topyekûn bir saldırı.

Assault team, in

Taarruz ekibi, içeri

Assault rifles, knives and a nine-millimeter pistol.

Taarruz tüfekleri, bıçaklar ve dokuz milimetre bir tabanca.

Click to see more example sentences
assault hücum

Jeff, Ronnie, and the captain, They assault the red door.

Jeff, Ronnie ve yüzbaşı, kırmızı kapıya hücum ediyorlar.

Military Assault Command.

Askeri Hücum Komutanlığı.

Aggressive assault strategy.

Saldırgan hücum stratejisi.

Click to see more example sentences
assault saldırma

That there is an unprovoked assault!

İşte bu sebepsiz yere saldırma!

assault hücum etmek

Jeff, Ronnie, and the captain, They assault the red door.

Jeff, Ronnie ve yüzbaşı, kırmızı kapıya hücum ediyorlar.