English-Turkish translations for assemble:

birleşmek, birleştirmek · toplamak · takmak · toplanmak · getirmek · kurmak · bir araya gelmek · bir araya getirmek · parçaları birleştirmek · bir araya toplamak · içtima etmek · other translations

assemble birleşmek, birleştirmek

Joshua, assemble a team immediately and find out who did this.

Joshua, bir ekip topla ve bunu kimin yaptığını bul.

The Hulk, strongest hero there is, and Captain America, the first Avenger. Assemble, we are strong forever fight as one

Hulk, var olan en güçlü kahraman ve Kaptan Amerika, ilk İntikamcı.? Toplanın, biz güçlüyüz?? Sonsuza kadar bir olarak savaşacağız?

Go ahead and assemble a team.

Git de bir takım hazırla.

Click to see more example sentences
assemble toplamak

Joshua, assemble a team immediately and find out who did this.

Joshua, bir ekip topla ve bunu kimin yaptığını bul.

Assemble as large a force as you can and follow them.

Yapabilirseniz büyük bir güç toplayın ve onları takip edin.

Assemble your team, Mr. Cobb.

Ekibini topla, Bay Cobb.

Click to see more example sentences
assemble takmak

I just sent him a new clutch assembly yesterday.

Dün ona yeni bir debriyaj takımı gönderdim.

Go ahead and assemble a team.

Git de bir takım hazırla.

The Glee Club's doing Britney Spears for the assembly.

Glee Kulübü takım için Britney Spears yapıyor.

Click to see more example sentences
assemble toplanmak

A sandwich assembled.

Bir sandviç toplandı.

My dear friends assembled here.

Burada toplanmış sevgili dostlar.

The most unusual aberrations assembled under this tent!

En müstesna tuhaflıklar bu çadırın altında toplandı!

Click to see more example sentences
assemble getirmek

No, it's a new dessert, and we've assembled the perfect focus group

Hayır, yeni bir tatlı ve muhteşem odak grubunu bir araya getirdik

Roosevelt assembled a group of young technocrats and planners in Washington.

Roosevelt, Washington'da bir grup genç planlamacı ve teknokratı bir araya getirdi.

Grab them and assemble an insertion team.

Getir onları ve bir müdahale ekibi topla.

Click to see more example sentences
assemble kurmak

Agent Weiss will assemble a search team.

Ajan Weiss bir arama ekibi kuracak.

Assemble a team.

Bir takım kurun.

Assemble an orchestra.

Bir orkestra kurun.

Click to see more example sentences
assemble bir araya gelmek

We're gathered here assembled here

Bugün bir araya geldik Buraya toplandık

All of the ghosts are assembling for the party.

Bütün hayaletler parti için bir araya geliyorlar.

When these bold heroes Together assembled

Bu cesur kahramanlar Bir araya geldiğinde

assemble bir araya getirmek

No, it's a new dessert, and we've assembled the perfect focus group

Hayır, yeni bir tatlı ve muhteşem odak grubunu bir araya getirdik

Roosevelt assembled a group of young technocrats and planners in Washington.

Roosevelt, Washington'da bir grup genç planlamacı ve teknokratı bir araya getirdi.

Travis has them assembled.

Travis onları bir araya getirdi.

assemble parçaları birleştirmek

Duranium hull fragments, a thruster assembly, human organic residue

Duranium gövde parçaları, bir itici birleşimi, organik insan atıkları

assemble bir araya toplamak

In the meantime, Captain, assemble the Mon Cala troops and prepare for a Quarren assault.

Bu arada Yüzbaşı, Mon Cala askerlerini toplayın ve bir Quarren saldırısına hazırlanın.

assemble içtima etmek

Mary, hurry up, it's assembly time

Mary, acele et. İçtima zamanı.