English-Turkish translations for asset:

varlık · mal, malı · değerli şey · muhbir · aktif · portföy · servet · other translations

asset varlık

But this is our project, our asset, and we must do everything to protect it.

Ama bu bizim proje, bizim varlık, ve onu korumak için her şeyi yapmalıyız.

The FBl's number one asset up against international public enemy number one.

FBI'ın en değerli varlığı bir numaralı uluslararası halk düşmanına karşı.

I'm more valuable to you as an asset than an embarrassment.

Sana daha değerliyim bir varlık olarak bir utanç daha.

Click to see more example sentences
asset mal, malı

My powers and my assets were given to me for one purpose.

Güçlerim ve mal varlığım bana tek bir amaç için verildi.

What happened to buying toxic assets?

Zehirli mal varlıklarını satın almaya ne oldu?

Look, guys, buying toxic assets is gonna be a nightmare.

Bakın çocuklar. Zehirli mal varlıklarını almak kâbus olur.

Click to see more example sentences
asset değerli şey

I think we still have one more asset.

Bence hâlâ değerli bir şeyimiz daha var.

In his business, that's an asset.

Onun işinde, bu değerli bir şeydir.

The agent is the asset.

Değerli şey o ajan.

Click to see more example sentences
asset muhbir

He's a national asset, you fuck.

O ulusal bir muhbir, seni lanet olası.

Six dead assets in seven months.

Altı ay içerisinde altı ölü muhbir.

asset aktif

Good morning Hewitt Maurice Asset Management

Günaydın, Hewitt Maurice Aktif Yönetimi

asset portföy

Madeleine, this is Harold Crane, one of our platinum donors, and his asset manager Mr. John Rooney.

Madeleine, bu bey Harold Crane platin bağışcularımızdan birisi ve bu da onun portföy yöneticisi Bay John Rooney.

asset servet

Because time is a corporate asset now.

Çünkü zaman artık kurumsal bir servet.