English-Turkish translations for assignment:

görev · · ödev · atama · tahsis · tahsis etme · okul ödevi · ev ödevi · tayin · atanma · other translations

assignment görev

The agent that gave me this assignment is missing, and the FBI thinks you're responsible.

Bana bu görevi veren ajan şu an kayıp. FBI da senin sorumlu olduğunu düşünüyor.

I have another assignment for this team.

Bu takım için başka bir görevim var.

This is my first station assignment.

Bu benim ilk istasyon görevim.

Click to see more example sentences
assignment

That one week is gonna cost me my best photographer, and you a big assignment.

O bir hafta bana, en iyi fotoğrafçıma, sana da büyük bir işe mal olacak.

I need him for a special assignment.

Özel bir için bana lazım.

Eliot, I gave you an assignment, and you will do it.

Eliot sana bir verdim ve bu işi yapacaksın.

Click to see more example sentences
assignment ödev

Just give them an assignment and read the newspaper.

Sadece onlara bir ödev ver ve gazeteni oku.

Is this a school assignment?

Bu bir okul ödevi mi? Evet.

It's not a little school assignment.

Bu basit bir okul ödevi değil.

Click to see more example sentences
assignment atama

I've got a new assignment for you.

Senin için yeni bir atama var.

You can't throw me another assignment now.

Şu an bana başka bir atama yapamazsın.

Let me give him the assignment, Harry.

İzin ver ona atama evrağını vereyim, Harry.

Click to see more example sentences
assignment tahsis

The defense lawyer assigned to you is Infantry Captain Juan Francisco del Moral.

Size tahsis edilen savunma avukatı Piyade Yüzbaşı Juan Francisco del Moral.

But like I said, Mr. Forrester, you've been assigned protection.

Ama dediğim gibi, Bay Forrester, size koruma tahsis edildi.

This ship was assigned to us

Bu gemi bize tahsis edildi

Click to see more example sentences
assignment tahsis etme

But like I said, Mr. Forrester, you've been assigned protection.

Ama dediğim gibi, Bay Forrester, size koruma tahsis edildi.

This ship was assigned to us

Bu gemi bize tahsis edildi

You've been assigned Navigator's inport cabin, sir.

Size dümencinin kamarası tahsis edildi, efendim.

Click to see more example sentences
assignment okul ödevi

Is this a school assignment?

Bu bir okul ödevi mi? Evet.

It's not a little school assignment.

Bu basit bir okul ödevi değil.

Oh, it's for school, an assignment.

Oh, okul için, bir ödev sadece.

Click to see more example sentences
assignment ev ödevi

This week, each one of you has a homework assignment.

Bu hafta her birinize bir ev ödevi veriyorum.

You find a homework assignment and decide he's suicidal.

Bir ev ödevi buluyorsun ve intihara meyilli olduğuna karar veriyorsun.

I brought some homework assignments.

Sana biraz ev ödevi getirdim.

Click to see more example sentences
assignment tayin

Peter Florrick just assigned Wendy Scott-Carr as a special prosecutor.

Özel savcı olarak, Peter, Wendy Scott Carr'ı tayin etmiş.

Captain Henderson assigned me to you

Kaptan Henderson beni buraya tayin etti.

They assign a conservator.

Bir veli tayin ederler.

assignment atanma

But today was Assignment Day, remember?

Ama bugün Atanma Günü, hatırladın mı?