English-Turkish translations for assurance:

temin · güven · güvence · garanti · teminat · kendine güvenme · yemin · söz · sigorta · other translations

assurance temin

I'm really sorry about this, sir and and I I I assure you that it will not happen again.

Bunun için gerçekten üzgünüm efendim ve sizi temin ederim ki bu olay bir daha olmayacak.

And I assure you that nothing illegal has happened here.

Ve sizi temin ederim ki burada herhangi illegal bir şey olmadı.

This, I can assure you, is not true.

Sizi temin ederim ki bu gerçek değil.

Click to see more example sentences
assurance güven

I assure you, Monsieur King your daughter is safe and well.

Sizi temin ederim, Bay King kızınız güvende ve iyi.

I assure you, it's perfectly safe.

Sizi temin ederim, çok güvenlidir.

I assure you, it's completely confidential.

Seni temin ederim ki, tamamen güvenilir.

Click to see more example sentences
assurance güvence

It's all for a good cause, rest assured.

Her iyi bir neden için, dinlenme güvence verdi.

Agent Booth needs more than your assurance on that, George.

Ajan Booth için güvenceden daha fazlası gerek, George.

What kind of assurances?

Ne tür bir güvence?

Click to see more example sentences
assurance garanti

I call them "garbage people", and I assure you, you are one of them.

Ben onlara çöp insanlar diyorum ve garanti ederim ki sen de onlardan birisin.

King Ecbert gave us a new plow, and always assured us of his protection.

Kral Ecbert bize yeni bir pulluk ve her zaman korunacağımızın garantisini verdi.

Is this assurance enough for you?

Bu garanti senin için yeterli mi?

Click to see more example sentences
assurance teminat

Eli wants to release the hostages, but first, he wants some assurances.

Eli rehineleri serbest bırakmak istiyor, ama önce bazı teminatlar istiyor.

Now, you need an escape, but what I need is assurances and insurance.

Şimdi, senin kaçman lazım ama bana da teminat ve sigorta lazım.

If he gets one more assurance, I swear to God Okay, okay!

Eğer bir tane daha teminat alırsa, yemin ederim ki Tamam.

Click to see more example sentences
assurance kendine güvenme

Yes, well, this young lady is certainly self-assured.

Evet, bu genç bayan kesinlikle kendine güveniyor.

I mean, he was well-dressed and self-assured.

Demek istediğim, iyi giyinimli ve kendine güveni var.

I'm a self-assured woman.

Kendine güvenen bir kadınım.

Click to see more example sentences
assurance yemin

I assure you there was a door.

Yemin ederim orada bir kapı vardı.

If he gets one more assurance, I swear to God Okay, okay!

Eğer bir tane daha teminat alırsa, yemin ederim ki Tamam.

assurance söz

I assure you I did everything I promised you.

Seni temin ederim ki, sana söz verdiğim her şeyi yaptım.

assurance sigorta

Now, you need an escape, but what I need is assurances and insurance.

Şimdi, senin kaçman lazım ama bana da teminat ve sigorta lazım.