attending

My brother died just a few days ago... .and I am here to attend the meeting.

Daha bir kaç gün önce kardeşim öldü ve ben toplantıya katılmak için buradayım.

If you'll excuse me, I've got something very important to attend to.

Eğer izin verirseniz, yapmam gereken çok önemli bir şey var.

Because, believe it or not, I have a bigger emergency to attend to!

Çünkü, inan ya da inanma, katılmam gereken daha acil bir şey var.

Thank you for attending this science and technology exhibition.

Bu bilim ve teknoloji sergisine katıldığınız için teşekkürler.

Flight attendants, please prepare for departure.

Uçuş görevlileri, lütfen kalkış için hazırlanın.

I'll buy you dinner, but first I have official business to attend to.

Sana yemek ısmarlayacağım ama önce ilgilenmem gereken resmi bir var.

Well, I still have some business to attend to here, so, uh

Tamam. Benim hâlâ burada ilgilenmem gereken bazı işler var, o yüzden

Oh, yes, Harry and I have a little business to attend to.

Ah evet. Harry ile benim küçük bir işimiz var da.

It's because he's not a flight attendant.

Çünkü o bir uçuş görevlisi değil.

First, I got a little business to attend to.

Önce, halletmem gereken ufak bir işim var.