English-Turkish translations for attentive:

dikkatli · özenli · nazik · kibar · nezaket · other translations

attentive dikkatli

Maybe an animal said something to me and I didn't hear it because I wasn't paying attention.

Belki de bir hayvan bana bir şey dedi ve ben duymadım çünkü onu dikkate almıyordum.

Gentlemen, your attention please!

Baylar. Dikkat edin lütfen.

Pay attention, idiot I'm sorry

Dikkat et, salak. Özür dilerim.

Click to see more example sentences
attentive özenli

Very attentive to me, he was, but that's as far as it went.

Bana çok özen göstermişti ama en çok o kadar ileri gitti.

Diligent and attentive, and earning good grades.

Özenli ve çalışkansın ve notların çok iyi.

Are you an attentive mother?

Özenli bir anne misiniz?

Click to see more example sentences
attentive nazik

Mr. Morris can be very attentive, but once he has a woman

Mr. Morris çok nazik olabilir, ama bir kez bir kadına sahip olursa

What he really needs is a sensitive girl who's attentive.

Gerçekten ihtiyacı olan, hassas bir kız Nazik biri

You were so kind and attentive.

Sen çok nazik ve kibarsın.

Click to see more example sentences
attentive kibar

But very sweet, and attentive.

Ama çok hoş ve kibar davrandı.

Grant is educated and handsome attentive.

Grant eğitimli ve yakışıklı. Kibar.

And Pip has been so kind and attentive.

Ve Pip de oldukça kibar ve nazikti.

Click to see more example sentences
attentive nezaket

All this attention.

Bütün bu nezaket.