English-Turkish translations for attorney:

avukat · savcı · başsavcı · vekil · avukatlık · vekalet · other translations

attorney avukat

Look, Mr. Monroe, I didn't do anything wrong, and I don't want an attorney.

Bakın, Bay Monroe, ben yanlış bir şey yapmadım ve avukat istemiyorum.

I, uh, met with a divorce attorney today.

Ben, bugün bir boşanma avukatı ile görüştüm.

Manhattan District Attorney, sir.

Manhattan Bölge Avukatı, efendim.

Click to see more example sentences
attorney savcı

The District Attorney offered me a deal.

Savcı bana bir anlaşma teklif etti.

A prosecutor married to a defense attorney?

Savunma avukatıyla evli bir savcı mı?

Are there any other ASAs in the district attorney's office, or are you the only one?

Eyalet savcılığında başka savcı yardımcısı var yoksa bir tek sen mi varsın?

Click to see more example sentences
attorney başsavcı

This is better than being a real attorney or a real general.

Bu gerçek bir avukat ya da başsavcı olmaktan daha iyi.

Do you speak as yourself here or as the attorney general?

Burada kendin olarak mı, yoksa başsavcı olarak konuşuyorsun?

Harry was working for the attorney general.

Harry o zaman başsavcı için çalışıyordu.

Click to see more example sentences
attorney vekil

Yes, sir, Attorney General Stone.

Evet, efendim, Vekil General Stone.

You're not his defense attorney.

Onun savunma vekili değilsin.

He's my father's agent and attorney.

Hayır, babamın vekili ve avukatı.

Click to see more example sentences
attorney avukatlık

You're not my boss, I work for the city attorney's office.

Sen patronum değilsin, ben şehir avukatlık ofisi için çalışıyorum.

Tokyo District Attorney's Office Kenji Yoshida

Tokyo Bölgesi Avukatlık Bürosu Kenji Yoshida

Prue Halliwell, the Halliwell attorney, now here.

Prue Halliwell, Halliwell avukatlık, şimdi burası.

Click to see more example sentences
attorney vekalet

This gives you limited power of attorney for Mr Gekko's account.

Bu size Bay Gekko'nun hesabı için sınırlı bir vekalet veriyor.