English-Turkish translations for attractive:

çekici · güzel · ilgi çekici · etkileyici · cazip · alımlı · cazibeli · ilginç · other translations

attractive çekici

It's very difficult for a woman an attractive woman alone, you know.

Bu bir kadın için çok zor Yalnız ve çekici bir kadın için çok zor.

He's an attractive man, isn't he?

Çekici bir adam, değil mi?

He says you're very attractive.

Çok çekici olduğunu söylüyor.

Click to see more example sentences
attractive güzel

Uh, you're a very attractive woman, a very beautiful young woman.

Sen, sen çok etkileyici ve çok güzel çekici bir kadınsın.

She's tall, beautiful, very attractive and a very good dancer.

Uzun boylu, güzel, çok alımlı biri çok da iyi dans ederdi.

Besides, I want to be attractive for you, babe.

Üstelik, senin için çekici olmak istiyorum, güzelim.

Click to see more example sentences
attractive ilgi çekici

Of course they are sort of attractive little things, aren't they?

Elbette, onlar küçük ve ilgi çekici şeyler, değil mi?

He's got a very nice, attractive personality.

Çok hoş, ilgi çekici bir kişiliği var.

Yes, I find him charming and attractive.

Evet, onu cazibeli ve ilgi çekici buluyorum.

Click to see more example sentences
attractive etkileyici

Uh, you're a very attractive woman, a very beautiful young woman.

Sen, sen çok etkileyici ve çok güzel çekici bir kadınsın.

Doug, she is still a very attractive girl, okay?

Hâlâ çok etkileyici bir kız, tamam Doug?

Yes, very clever and very attractive.

Evet, çok zeki ve etkileyici.

Click to see more example sentences
attractive cazip

It's a very attractive offer.

Çok cazip bir teklif var.

No, they're not attractive. Okay, Arthur, you know what?

Hayır, cazip falan değiller, tamam Arthur?

Kid's a walking database of naval technology, Gibbs a very attractive target for our enemies.

Çocuk, donanma teknolojisinin yürüyen bir veritabanı, Gibbs düşmanlarımız için çok cazip bir hedef.

Click to see more example sentences
attractive alımlı

She's tall, beautiful, very attractive and a very good dancer.

Uzun boylu, güzel, çok alımlı biri çok da iyi dans ederdi.

and certainly not attractive and charming.

ve kesinlikle çekici ve alımlı da değilsiniz.

She's so attractive and pretty

Çok çekici ve alımlı biri

Click to see more example sentences
attractive cazibeli

This really attractive woman is my girlfriend, Lucy.

Bu gerçekten cazibeli hanımefendi benim kız arkadaşım Lucy.

She's an attractive woman, isn't she?

Cazibeli bir kadın, öyle değil mi?

Yes, I find him charming and attractive.

Evet, onu cazibeli ve ilgi çekici buluyorum.

Click to see more example sentences
attractive ilginç

Perhaps I've had you brought here to make you an attractive offer.

Belki de seni buraya, sana ilginç bir teklif yapmak için getirdim.

Makes ugly people attractive, boring people interesting.

Çirkin insanı çekici, sıkıcı insanı ilginç yapıyor.

I think these modern operas are interesting but the costumes aren't very attractive.

Sanırım bu modern operalar ilginç ama kostümler pek çekici değil.