English-Turkish translations for audience:

seyirci, seyirciler · izleyici, izleyiciler · dinleyici, dinleyiciler · kitle · kalabalık · hedef kitle · huzur · other translations

audience seyirci, seyirciler

A rare honor to receive a private audience.

Böyle özel bir seyirci için ender bir onur bu.

Wow, what a great audience.

Ne harika bir seyirci.

The audience wants to see action, adventure, wrestling.

Seyirci hareket, macera ve güreş görmek istiyor.

Click to see more example sentences
audience izleyici, izleyiciler

It's a great opportunity for the show, feels like a fresh start, and it's a chance to attract a whole new audience.

Şov için harika bir fırsat. Taze bir başlangıç gibi hissettiriyor. Tamamen yeni bir izleyiciye ulaşmak için bir şans.

Say hello to my new camera for me. Who's the audience?

Benim için yeni kamerama merhaba de. izleyiciler kim peki?

In order to let foreign audience to accept me as a new actor

Yabancı izleyicilerin beni yeni bir aktör olarak kabul etmesi için

Click to see more example sentences
audience dinleyici, dinleyiciler

And because you're a great audience, I got a special surprise for you.

Ve iyi bir dinleyici olduğundan senin için özel bir sürprizim var.

Thank you for this audience.

Bu dinleyiciler için teşekkürler.

They're strangers at a convention, an audience.

Onlar bir toplantıda ki yabancı dinleyiciler.

Click to see more example sentences
audience kitle

Okay, maybe they're the target audience.

Tamam. Belki de hedef kitleleri onlardır.

Target audience will hate it.

Hedef kitle nefret edecek.

And you wish an audience with Lord Ashe?

Ve Lord Ashe ile bir kitleye diliyorum?

audience kalabalık

It's like an audience for a Bobby McFerrin concert in here!

Aynı Bobby McFerrin konseri için toplanmış bir kalabalık gibi.

A captive audience.

Bir tutsak kalabalığı

Joey, wave to the audience.

Joey, kalabalığa el salla.

audience hedef kitle

Okay, maybe they're the target audience.

Tamam. Belki de hedef kitleleri onlardır.

Target audience will hate it.

Hedef kitle nefret edecek.

audience huzur

The audience is getting restless, but you're here.

Seyirci olduğunu, Huzursuz alıyorum ama sen buradasın.