English-Turkish translations for authentic:

otantik · gerçekçi, gerçek · orijinal · hakiki · özgün · güvenilir · sahici · other translations

authentic otantik

Your blog is about women finding their authentic journey and claiming their true power.

Blogunuz kadınlar hakkında kendi otantik yolculuk bulma ve gerçek güç iddia.

I think it sounds beautiful and authentic.

Bence kulağa güzel ve otantik geliyor.

And authentic carl is holding it for me.

Ve Otantik Carl da topu benim için tutuyor.

Click to see more example sentences
authentic gerçekçi, gerçek

And you're saying the President thinks this is authentic?

Peki sen, Başkan bunun gerçek olduğunu düşünüyor mu diyorsun?

The President thinks this is authentic?

Başkan bunun gerçek olduğunu mu düşünüyor?

By the way, you are a very authentic witch.

Bu arada, çok gerçekçi bir cadı olmuşsun.

Click to see more example sentences
authentic orijinal

Not the most original perspective, but it's authentic.

Çok orijinal bir bakış açısı değil, ama çok içten.

It looks very authentic, doesn't it?

Çok orijinal gözüküyor, değil mi?

All the different paint samples all authentic.

Hepsi farklı resim örnekleri hepsi orijinal.

Click to see more example sentences
authentic hakiki

Is there any authentic research in these fields?

Bu tarlalarda hakiki bir araştırma var mı?

New York's authentic terrific pizza wars.

New York'un hakiki mükemmel pizza savaşları

This is just authentic Nick's.

Burası sadece "Hakiki Nick".

Click to see more example sentences
authentic özgün

The spirit and the color until nothing authentic is left.

Ruh ve renk ta ki özgün bir şey kalmayana dek.

Alanis Morissette is authentic, an authentic voice.

Alanis Morissette özgün ve özgün bir ses sahip.

Wushu sounds more authentic.

Wushu kulağa daha özgün geliyor.

Click to see more example sentences
authentic güvenilir

Do you want a safe life or an authentic one?

Güvenli bir hayat istiyorsun yoksa otantik mi?

Gina's authentic stolen police badges.

Gina'nın güvenilir çalınmış polis rozetleri.

Midnite, Jesus I thought the thing was authentic.

Midnite, Tanrım bu şeyin güvenilir olduğunu düşünmüştüm.

authentic sahici

Now we need authentic costumes and decor.

Şimdi bize sahici kostüm ve dekor lazım.

And the tsar Iooks very authentic

Çar da çok sahici duruyor.

Authentic wolf hair.

Sahici kurt tüyü.