English-Turkish translations for authority:

yetki, yetkili · otorite · yetkin · hak · hükümet · uzman · otoriter · itibar · merci · other translations

authority yetki, yetkili

It would be wise now to give him even more authority Even more responsibility

Ona artık daha fazla yetki vermek daha akıllıca olur, hatta daha fazla sorumluluk

Yes, well, fortunately, the authorities don't share your little paranoid delusion.

Evet, ama neyse ki yetkililer senin paranoyak sanrılarını paylaşmıyor.

At least, not by the authorities.

En azından yetkililer tarafından.

Click to see more example sentences
authority otorite

For men like us, Stan, for men of power and authority, well, there's career and there's family.

Bizim gibi adamlar için Stan, güç ve otorite sahibi adamlar için bir kariyer ve bir aile vardır.

It seems you have a slight problem with authority.

Öyle görünüyor ki otorite ile ilgili küçük bir problemin var.

The Authority wants you alive, I'm afraid.

Korkarım ki otorite sizi canlı istiyor.

Click to see more example sentences
authority yetkin

You are not part of this department, so you will have no actual authority.

Sen bu bölümün bir parçası değilsin, bu yüzden gerçek bir yetkin olmayacak.

You got no authority here!

Burada senin yetkin yok!

You have no authority here.

Senin burada yetkin yok.

Click to see more example sentences
authority hak

The author knows so much about me.

Yazar benim hakkımda çok şey biliyor.

Who gave you this authority?

Bu hakkı sana kim verdi?

First author to write about a gay detective.

Gay bir detektif hakkında yazan ilk yazar.

Click to see more example sentences
authority hükümet

There is no government, no authority, no civil order.

Hükümet yok, otorite yok, sivil bir düzen yok.

Impossible, without instructions from a governmentaI authority.

İmkansız. Hükümetten yetki almadan bunu yapamayız.

authority uzman

Best-selling author, social commentator and marriage expert, Kelly Campbell.

Çok satan yazar, sosyal yorumcu ve evlilik uzmanı Kelly Campbell.

America's rock authority.

Amerika'nın rock uzmanları.

authority otoriter

This would be an adult, Possibly a white male. He might be an authority Figure to her.

Bu bir yetişkin olmalı muhtemelen beyaz bir erkek, onun için otoriter bir figür olabilir.

Authoritative and authority aren't the same thing.

Otoriter olmak ve otoritesi olmak aynı şey değil.

authority itibar

So, you made Yoo Hyun-sung a murderer to protect the judiciary's authority

Demek adliyenin itibarını korumak için Yoo Hyun-sung'u sen katil yaptın.

authority merci

I AM the highest authority.

En yüksek merci benim.