English-Turkish translations for avail:

boş · yapmak · yararlanmak · etmek · yarar · kâr · yaramak · other translations

avail boş

Now, do you have a room available?

Şimdi, boş bir odan var mı?

They have a bed available upstairs.

Üst katta boş bir yatak var.

This is a hotel, with rooms available.

Burası boş odaları olan bir otel.

Click to see more example sentences
avail yapmak

All available units for traffic control, airship may make an emergency landing.

Trafik kontrolü için mevcut tüm birimler helikopter acil iniş yapabilir.

And they're cool and available and addictive.

Ve onlar havalı ve ulaşılabilir ve bağımlılık yapıcı.

Or else how could I have done so much but to no avail

Yoksa nasıl bu kadar ama hayır için yapmış olabilir yaramak

Click to see more example sentences
avail yararlanmak

Are you available for dinner tomorrow night?

Yarın gece akşam yemeği için müsait misin?

Judge Stark has asked for a brief mourning period, but she'll be available after tomorrow's memorial service.

Yargıç Stark kısa bir matem süresi istedi ama yarınki anma töreninden sonra müsait olacak.

Is Silver available tomorrow?

Gümüş yarın müsait olur mu?

Click to see more example sentences
avail etmek

Suspected vigilante activity, requesting all available units.

Şüpheli Kanunsuz faaliyeti, tüm müsait birimler talep ediliyor.

I tried once, twice but to no avail

Bir kere iki kere denedim ama kâr etmedi.

avail yarar

Available wherever dubious, quasi-scientific self-help books are sold.

Şüpheli, yarı-bilimsel kişisel yardım kitaplarının satıldığı her yerde.

The dark fire will not avail you, flame of Udun!

Kara ateş sana bir yarar sağlamaz, Udun alevi!

avail kâr

I tried once, twice but to no avail

Bir kere iki kere denedim ama kâr etmedi.

avail yaramak

Or else how could I have done so much but to no avail

Yoksa nasıl bu kadar ama hayır için yapmış olabilir yaramak