English-Turkish translations for available:

müsait · uygun · var · boş · mevcut · kullanılabilir, kullanışlı · eldeki · geçerli · hazır · other translations

available müsait

Are you available for dinner tomorrow night?

Yarın gece akşam yemeği için müsait misin?

His mother and father aren't available.

Anne ve babası müsait değiller.

Actually, we have no available intern for you today, Dr. Brennan.

Bugün sizin için müsait bir stajyerimiz yok, Dr. Brennan.

Click to see more example sentences
available uygun

The good news is, a heart became available this morning.

İyi haber bu sabah uygun bir kalp bulunmuş olması.

I'm actually not available.

Aslında ben uygun değilim.

We're not available tonight.

Bu gece uygun değiliz.

Click to see more example sentences
available var

Ladies and gentlemen, there's plenty of parking available for you.

Bayanlar ve baylar, sizin için çok park yerimiz var.

I'm meeting with SHlELD about building a new base, and besides, Cap's not available.

S.H.I.E.L.D. ile yeni bir üs kurma konusunda bir görüşmem var. Ve ayrıca, Kaptan müsait değil.

They have a bed available upstairs.

Üst katta boş bir yatak var.

Click to see more example sentences
available boş

Now, do you have a room available?

Şimdi, boş bir odan var mı?

They have a bed available upstairs.

Üst katta boş bir yatak var.

This is a hotel, with rooms available.

Burası boş odaları olan bir otel.

Click to see more example sentences
available mevcut

Everything is possible, and everything is available for a price.

Her şey mümkün ve her şey bir fiyat karşılığında mevcut.

King County search and rescue, coast guard, all available tactical teams.

King İlçe arama kurtarma, sahil güvenlik, mevcut tüm taktik ekipler.

Why isn't she available anymore?

Neden artık mevcut değil?

Click to see more example sentences
available kullanılabilir, kullanışlı

But that's just available cash.

Fakat bu sadece kullanılabilir nakit.

Water and electricity should be available today.

Su ve elektrik bugün kullanılabilir durumda.

Gentlemen, in just a few moments Miss Baxter will be available for photo-graphs outside the

Beyler, sadece birkaç dakika içinde Baxter Bayan Dışında fotoğraf grafikleri kullanılabilir olacak

Click to see more example sentences
available eldeki

Vince isn't available, but I have Drama.

Vince müsait değil, ama elimde Drama var.

If you have a couple of plainclothesmen available

Eğer elinizde uygun birkaç sivil polis varsa

available geçerli

And it is of course Sanforized, sir, non-iron, and also available in chocolate, oyster or clerical grey.

Ve bu kesinlikle su geçirmez, efendim, ütülenmez ve, çikolata, istiridye veya rahip grisi renkleri var.

available hazır

All information available about these deaths.

Bu ölümler hakkında tüm bilgiler hazır.