English-Turkish translations for averse:

karşı · isteksizlik · nefret · other translations

averse karşı

Mr. Flynt Do you have any aversion to organized religion?

Bay Flynt, dine karşı bir nefretiniz var mı?

And she had a great aversion to children.

Ve çocuklara karşı büyük bir nefreti vardı.

Oh, a natural aversion to decision making.

Oh, karar vermeye karşı doğal bir tepki.

Click to see more example sentences
averse isteksizlik

Mr. O'Shea, I have an aversion to pain and suffering.

Bay O'Shea, ben bir isteksizlik var ağrı ve acı için.

The aversion to food, the sudden fits of euphoria and depression, and n-now the pillow fluffing and dusting.

Yemek için isteksizlik, coşku ve depresyon. ve sen şimdi yastık kabartıyor ve toz alıyorsun.

averse nefret

And she had a great aversion to children.

Ve çocuklara karşı büyük bir nefreti vardı.

This shows that this kind of therapy can be used to cure other, similar aversions: for example, fear of dirt, excrement or dead bodies.

Bu gösteriyor ki, bu tip bir terapi benzer nefretlerin tedavisinde de kullanılabilir: Örneğin, kir korkusu, dışkı ya da cesetler.