English-Turkish translations for avoid:

kaçmak · uzaklaşmak · kaçınmak · uzak durmak · önlemek · sakınmak · kurtulmak · kurtarmak · other translations

avoid kaçmak

Why? I said something stupid, and now she's avoiding me.

Aptalca bir şeyler söyledim o da benden kaçıyor şimdi.

Kelso, have you been avoiding me?

Kelso, sen benden kaçıyor musun?

It is physically impossible to avoid it.

Bundan kaçmak fiziksel olarak imkânsız bir şey.

Click to see more example sentences
avoid uzaklaşmak

And two, all you gotta do is give me the address and we avoid all this melodrama altogether.

Ve iki; tüm yapman gereken bana adresi vermek ve biz de bu melodramdan uzak dururuz.

Sticky shoes, sticky shoes Next time I'll avoid the pile!

Yapış yapış ayakkabılar Bir dahaki sefere uzak duracağım çamurdan!

So, please, try to avoid emotional stress.

Lütfen duygusal stresten uzak durmaya çalış.

Click to see more example sentences
avoid kaçınmak

But it'll probably be hard to avoid a short prison sentence.

Ama muhtemelen küçük bir hapis cezasından kaçınmak zor olacak.

Another nun found out and wanted to avoid a scandal.

Başka bir rahibe buldu ve bir skandaldan kaçınmak istedi.

Profit, revenge, jealousy, conceal a crime, avoid disgrace

Kazanç, intikam, kıskançlık, bir suçu örtmek, bir rezaletden kaçınmak

Click to see more example sentences
avoid uzak durmak

Women soldiers avoid pregnancy by washing with vinegar and water.

Kadın askerler hamilelikten sirke ve su ile uzak duruyorlardı.

Why is everyone avoiding me?

Neden herkes benden uzak duruyor?

Avoid raw meat and become human.

Çiğ etten uzak dur ve insan ol.

Click to see more example sentences
avoid önlemek

And you'd like to help him avoid that. Isn't that right?

Ve bunu önlemek için ona yardım ederdiniz değil mi?

Groot packs them to avoid customs; then you fly with Groot to authenticate them to the buyers.

Groot onları sıkıştıran gümrüğü önlemek için; sonra Groot ile uçtunuz.. alıcılar onları doğrulamak için.

They disappeared to avoid the target.

Onlar kayboldu Hedef önlemek için.

Click to see more example sentences
avoid sakınmak

And that's why I avoid relationships.

Ve işte bu yüzden ilişkilerden sakınıyorum.

Most people tend to avoid asylums.

Çoğu insan akıl hastanesinden sakınır.

Avoidance and deception.

Sakınmak ve aldatmak.

avoid kurtulmak

Gerda Christian managed to escape and avoid imprisonment.

Gerda Christian kaçmayı başardı ve hapis cezasından kurtuldu.

Probation for Lewis and Savannah avoided suspension.

Lewis için gözetim ve Savannah da uzaklaştırmadan kurtuldu.

avoid kurtarmak

Saving the church? And avoiding the bloodshed.

Kiliseyi kurtarmak mı? ve kan dökülmesini önlemek.