English-Turkish translations for away:

uzak, uzağa, uzakta · çok uzakta · yok · devamlı · durmadan · bir yana · other translations

away uzak, uzağa, uzakta

Oh, good! Good work. Now go back out there and keep them away from here.

Tanrım, iyi! iyi iş. şimdi dışarı çık ve onları buradan uzak tut.

Alone you take away from my No, no, help me

Benden uzak dur. Hayır, hayır, yardım et bana.

But he's far away, isn't he?

Ama o uzakta, değil mi?

Click to see more example sentences
away çok uzakta

A long, long time ago in a land far, far away, there lived a warrior warrior with empty eyes.

Çok çok uzun zaman önce, çok çok uzak bir ülkede bir savaşçı, boş gözlü bir savaşçı yaşardı.

So not too far away.

Buradan çok uzakta değil.

It's so far away and.

Orası çok uzak ve ben

Click to see more example sentences
away yok

Come away, there's nothing you can do for him now.

Gel buraya, artık onun için yapabileceğin bir şey yok.

I have no idea, but there s a Catholic church four blocks away.

Hiç fikrim yok, ama buradan dört blok ötede bir Katolik kilisesi var.

Are you going away, Daisy? Well no, there's nothing wrong.

Gidiyor musun Daisy? Bunda yanlış bir şey yok.

Click to see more example sentences
away devamlı

Go ahead, run away like a little girl!

Devam edin, küçük bir kız çocuğu gibi kaçın!

Go ahead, take him away.

Devam edin, götürün onu.

If you want another date, keep walking away.

Başka bir buluşma istiyorsan yürümeye devam et.

Click to see more example sentences
away durmadan

Just, if it's not too weird, don't stand so far away.

Sadece, bu o kadar da garip değil o yüzden fazla uzakta durma..

Get away, don't stand here.

Git buradan, burada durma!

Go ahead, judge away, Judgerella.

Durma, yargıla hadi Yargıçlar Kraliçesi.

away bir yana

Yes, a litile girl came here and then ran away.

Evet, küçük bir kız yanıma geldi, sonra da kaçtı.