awesome

Seriously, I think all of your friends seem completely awesome and nice and fun, so relax.

Gerçekten, bence bütün arkadaşların tamamen harika, iyi ve eğlenceli gözüküyorlar, bu yüzden sakin ol.

Annie time is pretty awesome, but I need my car because I have a thing tonight.

Annie zamanı, güzel harika Ama arabama ihtiyacım var Çünkü bu gece bir şey var.

But I think it would be an awesome opportunity to do something nice.

Ama bence bu hoş bir şey yapmak için iyi bir fırsat olurdu.

Please tell me that's the bad news, because that's awesome bad news.

Lütfen bunun kötü haber olduğunu söyle Çünkü harika bir kötü haber bu.

But tonight is gonna be awesome, and I really want you there.

Ama bu gece harika olacak, ve gerçekten seni orada istiyorum.

I think you're just as smart and strong and awesome as she is.

Bence sen de en az onun kadar zeki, güçlü ve harikasın.

That's why I need, like, a really awesome lawyer, like you.

İşte bu yüzden senin gibi çok muhteşem bir avukata ihtiyacım var.

Dinner tomorrow night with my sister and her boyfriend, Captain Awesome.

Yarın akşam kardeşim ve erkek arkadaşı Kaptan Muhteşem ile bir yemek vereceğiz.

This is an awesome opportunity, and you're an amazing actress.

Bu müthiş bir fırsat ve sen harika bir oyuncusun.

Oh, man, that is so awesome because I was feeling very guilty about that.

Dostum, bu muhteşem bir şey çünkü bunun hakkında çok suçlu hissediyordum.