English-Turkish translations for awful:

korkunç · kötü · berbat · çok kötü · iğrenç · müthiş · çok fena · oldukça büyük · rezil · dehşet verici · dehşetli · other translations

awful korkunç

There's something inside me, Tommy, something awful and dangerous, and now I've let it out.

İçimde bir şey var Tommy! Korkunç ve tehlikeli bir şey! Ve çıkmasına izin veriyorum!

It must have been awful for you.

Senin için korkunç bir durum olmalı.

But that's awful, isn't it?

Ama korkunçtu, değil mi?

Click to see more example sentences
awful kötü

I don't think anything but I heard an awful fight in there a while ago.

Bir şey düşünmüyorum, ama bir süre önce çok kötü kavga ettiklerini duydum.

I mean, I've never seen you look so awful.

Yani, seni hiç bu kadar kötü bir halde görmemiştim.

You did an awful thing.

Sen çok kötü bir şey yaptın.

Click to see more example sentences
awful berbat

It's awful, awful, awful, awful and then something incredible happens

Bu berbat berbat, berbat. Sonra büyüleyici bir şey olur.

But who would do something so awful?

Ama kim bu kadar berbat birşey yapabilir ki?

It's an awful place.

Berbat bir yer burası.

Click to see more example sentences
awful çok kötü

I don't think anything but I heard an awful fight in there a while ago.

Bir şey düşünmüyorum, ama bir süre önce çok kötü kavga ettiklerini duydum.

I know it must mean something awful.

Biliyorum, çok kötü bir şey olmalı.

That would have been too awful for you.

Senin için çok kötü bir durum olurdu.

Click to see more example sentences
awful iğrenç

Where's that awful smell coming from?

Bu iğrenç koku da nereden geliyor?

And it's big, heavy and smells awful

Büyük, ağır ve de iğrenç kokuyor.

I feel disgusting, all right, it's awful.

İğrenç hissediyorum, tamam mı? Berbat bir şey bu.

Click to see more example sentences
awful müthiş

And, darling, I'm awful sorry.

Ve, sevgilim, müthiş üzgünüm.

Danny is an awfully talented lawyer.

Danny müthiş yetenekli bir avukat.

That's awfully good in five weeks

Bu beş hafta içinde müthiş.

Click to see more example sentences
awful çok fena

Captain, there is a man in here who wishes to surrender awful bad.

Yüzbaşı, burada çok fena teslim olmak isteyen bir adam var.

Oh, honey, that's awful.

Tatlım, bu çok fena.

These people are awful.

Bu insanlar çok fena ya.

Click to see more example sentences
awful oldukça büyük

There's just so much right now, and it's beautiful, and it's big. It's so big, it's kind of awful too. But beautiful.

Şu an o kadar çok şey oluyor ki, ve çok güzel bu, ve büyük ama o kadar büyük ki biraz korkunç, ama güzel.

Awful big ship for one little girl.

Küçük bir kız için oldukça büyük bir gemi.

Aw, look at this, one big happy family.

Ah, şuna bakın büyük ve mutlu bir aile olduk.

Click to see more example sentences
awful rezil

You're an awful woman.

Sen rezil bir kadınsın.

You dreadful, awful, monstrous creatures.!

Sizi korkunç, iğrenç, rezil yaratıklar!

Sammie killed that awful cat.

Sammie rezil kediyi öldürdü.

awful dehşet verici

Because it was horrifying and awful!

Çünkü korkunç ve dehşet verici!

awful dehşetli

Because it was horrifying and awful!

Çünkü korkunç ve dehşet verici!