English-Turkish translations for baby:

bebekli, bebek, bebekler · küçük · bebek gibi · yavru · kız · çocuk · bebek çocuk · küçük çocuk · bomba · bebe · fıstık · sorumluluk · bebeklik · other translations

baby bebekli, bebek, bebekler

Huh? Everybody loves a baby That's why I'm in love with you Pretty baby Pretty baby

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni Güzel bebek Güzel bebek..

What are you doing tonight, baby?

Bu akşam ne yapıyorsun, bebek?

He's a baby.

O bir bebek

Click to see more example sentences
baby küçük

This is about your mother and your baby sister and they need you right now.

Bu senin annen ve küçük kız kardeşin hakkında Ve tam da şimdi sana ihtiyaçları var.

A little baby?

Küçük bir bebek?

What a cute little baby!

Ne sevimli küçük bir bebek!

Click to see more example sentences
baby bebek gibi

No, but it's like a baby, okay?

Hayır, ama o bir bebek gibi tamam mı?

A healthy baby girl, a princess was born, with beautiful golden hair.

Sağlıklı bir kız bebek, bir prenses doğmuş. Altın gibi saçları olan.

Just like baby.

Tıpkı bebek gibi.

Click to see more example sentences
baby yavru

Just give me a minute, baby.

Bana sadece bir dakika ver yavrum.

Baby, meet Mr. And Mrs. Charles.

Yavrum, bunlar Bay ve Bayan Charles.

Charlie, baby, looking good!

Charlie, yavrum, iyi görünüyorsun!

Click to see more example sentences
baby kız

This is about your mother and your baby sister and they need you right now.

Bu senin annen ve küçük kız kardeşin hakkında Ve tam da şimdi sana ihtiyaçları var.

Come on. Come on, baby girl.

Hadi, Hadi seni küçük kız

Thank you for looking after my baby girl.

Bakmak için teşekkür ederiz benim kız bebek sonra.

Click to see more example sentences
baby çocuk

That is not my baby, okay?

O benim çocuğum değil, Tamam mı?

He has a girlfriend, a son and another baby on the way.

Bir kız arkadaşı var ve oğlu. Diğer çocuğu da yolda.

But this baby is yours!

Ama bu çocuk senin!

Click to see more example sentences
baby bebek çocuk

There are children and a baby here.

Burada çocuklar ve bir bebek var.

A daughter, a beautiful baby girl.

Bir kız çocuğu, güzel bir kız bebek.

We got two kids, one baby.

İki çocuk. Bir de bebek.

Click to see more example sentences
baby küçük çocuk

Yeah, a little baby girl.

Evet küçük bir kız çocuğu.

He's always been the sweet one, my baby brother.

Küçük kardeşim her zaman tatlı bir çocuk olmuştur.

Especially for the baby boy.

Özellikle de küçük bir çocuk için.

Click to see more example sentences
baby bomba

Yeah, well, he's a baby, not a bomb.

Evet ama o bir bebek, bomba değil.

He's a baby, not a bomb.

O bir bebek, bomba değil.

It's a baby, not a bomb.

Sadece bir bebek, bomba değil.

Click to see more example sentences
baby bebe

I slept like a drunk baby.

Sarhoş bir bebe gibi uyudum.

Did Baby Feets make that call?

O aramayı Bebe Ayak yaptı?

Couple baby bangers.

Birkaç çeteci bebe.

Click to see more example sentences
baby fıstık

It's for the baby, goober.

Bu bebek için, fıstık.

You said, "No-can-do's ville, baby doll"?

Hayatta olmayanzi, fıstık" dedin?

No-can-do's-ville, baby doll.

Hayatta olmayanzi, fıstık.

baby sorumluluk

It's a lot of responsibility, baby.

Bu oldukça fazla sorumluluk bebeğim.

Baby's a big responsibility.

Bebek büyük bir sorumluluk.

baby bebeklik

Dude, that's her baby picture.

Dostum, bu onun bebeklik fotoğrafı.

That could be anyone's baby handprint, Ted.

Herhangi birinin bebeklik el izi olabilir, Ted.