English-Turkish translations for backstage:

sahne arkasında, sahne arkası · kuliste, kulis · kuliste bulunan · other translations

backstage sahne arkasında, sahne arkası

Cooper apologized to her and he said she's fine, and she's backstage eating pizza.

Cooper ondan özür diledi ve o da iyi olduğunu söyledi, o sırada sahne arkasında pizza yiyordu.

And that was only your backstage introduction,

Ve bu yalnızca sahne arkası sunuşuydu.

And I'm gonna be backstage, eating fresh pineapple

Ben de sahne arkasında oturup taze ananas yiyeceğim.

Click to see more example sentences
backstage kuliste, kulis

Alice, you take Harper backstage.

Alice, sen Harper'ı kulise götür.

Let's go backstage.

Hadi kulise gidelim.

There's a million places only these bikini-stuffers can go: backstage areas, hotel rooms.

Milyonlarca yer var sadece bikinili kızların girebileceği yerler gibi: kulis, otel odaları.

Click to see more example sentences
backstage kuliste bulunan

We also found this backstage pass, there's no ID on it.

Ayrıca bir kulis kartı bulduk ama üzerinde kimlik yok.