English-Turkish translations for badge:

rozet · kimlik · nişan · kimlik kartı · other translations

badge rozet

They gave a paranoid alcoholic a gun and a badge and they put him on my plane.

Onlar bir paranoyak ALKOLLÜ verdi silah ve rozet ve onlar benim uçağa koydular.

Give me that F.B.I. badge.

FBI rozetini ver bana.

There's a killer out there with a badge.

Dışarıda bir yerde polis rozetli bir katil var.

Click to see more example sentences
badge kimlik

That's why they had fake badges. And that's why she had an old-fashioned lipstick camera.

Bu nedenle sahte kimlikleri vardı. ve bu nedenle eski moda ruj kamerası vardı.

Prescription pills, medical supplies, and a Durant Regional I.D. Badge.

Reçeteli ilaçlar, tıbbi malzemeler, ve Durant Bölgesine ait bir kimlik kartı.

Another fake I.D. badge.

Başka bir sahte kimlik kartı.

Click to see more example sentences
badge nişan

That's a badge of honor.

Bu bir onur nişanı.

Is that a new merit badge?

Bu yeni liyakat nişanın mı?

It's Park's badge of honor.

Bu Park'ın şeref nişanı.

Click to see more example sentences
badge kimlik kartı

Prescription pills, medical supplies, and a Durant Regional I.D. Badge.

Reçeteli ilaçlar, tıbbi malzemeler, ve Durant Bölgesine ait bir kimlik kartı.

Another fake I.D. badge.

Başka bir sahte kimlik kartı.

There's also an ID badge.

Ayrıca kimlik kartı var.

Click to see more example sentences