English-Turkish translations for baggage:

bagaj · yük · valiz · eşya · other translations

baggage bagaj

And, and that baggage creates tension.

Ve Ve bu bagaj gerginlik yaratır.

Okay. Uh, one-way ticket, traveling alone, no checked baggage.

Pekâlâ, tek yön bilet, yalnız seyahat ediyor bagaj yok.

I mean, the baggage fees alone would've cost a fortune.

Yani bagaj ücreti tek başına bir servet ederdi.

Click to see more example sentences
baggage yük

And you know what your biggest baggage is?

Senin en büyük yükün ne biliyor musun?

I told you, only freight and baggage.

Söyledim sana, sadece yük ve bagaj.

I have a lot of emotional baggage

Üzerimde bir sürü duygusal yük var.

Click to see more example sentences
baggage valiz

Simon and airport baggage carousels.

Simon ve havaalanı valiz taşıma bantları.

baggage eşya

We take only freight and baggage.

Sadece yük ve eşya alıyoruz.