English-Turkish translations for bail:

kefalet · kaçmak · kefil · kefaletle serbest bırakmak · kurtarmak · other translations

bail kefalet

Your honor, this is not javier acosta's trial; this is simply a bail hearing.

Sizin onur, bu değil, javier Acosta davası; Bu basitçe Bir kefalet işitme.

What about the bail money?

Kefalet parası ne olacak?

I'm a bail enforcement agent.

Ben bir kefalet meriyet ajanıyım.

Click to see more example sentences
bail kaçmak

Sure, I hit a few baIls yesterday, but that was an exception.

Eminim, dün bir kaç atış yaptım, ama bu bir istisna oldu.

And then when you started to hurt her, she bailed.

Ve sonra sen ona zarar vermeye başladın. O da kaçtı.

I bailed her out but..she ran off.

Onun kefaletini ödedim, ama o kaçtı.

Click to see more example sentences
bail kefil

Can you bail me out, Ed?

Bana kefil olabilir misin Ed?

Your Honor, Mrs. McGuinn prefers to seek bail from a recognized bail bondsman.

Sayın yargıç, Bayan McGuinn kefaletinin yasal bir kefil tarafından ödenmesini tercih ediyor.

Krebs was turned over to a bail bondsman named SchmitZ.

Krebs, Schmitz adında bir kefile teslim edilmis.,

bail kefaletle serbest bırakmak

Isaiah Stiles just got released on bail; he's our rapper.

Isaiah Stiles, yeni kefaletle serbest bırakıldı; rap şarkıcımız.

Unless they do. Petrov, Costa, Shimosawa, they're all on parole or out on bail.

Petrov, Costa, Shimosawa, hepsi ya şartlı tahliyedeler ya da kefaletle serbest bırakılmışlar.

bail kurtarmak

Then, please, come over and bail me out.

O zaman lütfen gel ve beni bu ızdıraptan kurtar.