English-Turkish translations for bail:

kefalet · kaçmak · kefil · kefaletle serbest bırakmak · kurtarmak · other translations

bail kefalet

Your honor, this is not javier acosta's trial; this is simply a bail hearing.

Sizin onur, bu değil, javier Acosta davası; Bu basitçe Bir kefalet işitme.

Mama, quit yelling, all I need is bail money and a ride home

Anne, bağırmayı bırak. Tek ihtiyacım kefalet parası ve eve gitmek.

This is a bail hearing.

Bu bir kefalet duruşması.

Your Honor, my client deserves a reasonable bail.

Sayın Yargıç, müvekkilim makul bir kefaleti hak ediyor.

He had a quarter million dollar bail.

Çeyrek milyon dolarlık bir kefaleti vardı.

What about the bail money?

Kefalet parası ne olacak?

Somebody here to see you about bail.

Biri kefalet hakkında seni görmek istiyor.

That's why there's no bail.

Bu nedenle kefalet yok.

Meanwhile, I'm pushing for a new bail hearing.

Bu arada da yeni bir kefalet çağrısı için bastırıyorum.

Don't call me for bail money.

Kefalet parası için beni arama.