English-Turkish translations for balance:

dengesiz, denge · dengeli olmak · dengeleme · dengelemek · bilanço · uyum · bakiye · düşünmek · other translations

balance dengesiz, denge

But if you also want to have a life or balance or a family, or protect your friend

Ama aynı zamanda bir hayat, bir denge, bir aile ya da arkadaşını korumak istiyorsan

That's why balance is so important.

Bu yüzden aradaki denge çok önemli.

Or is not part of the balance?

Ya da dengenin bir parçası değil mi?

Click to see more example sentences
balance dengeli olmak

And I I know that's hard for you, but that's why you have me to balance things out.

Ve senin için de zor olduğunu biliyorum ama bu yüzden bana sahipsin dengeyi kurmak için.

Something tells me your V.A. benefits aren't gonna match those monthly balances.

Senin V.A. şey bana anlatıyor faydaları olacak değil bu aylık dengeleri maç.

I'm saying it's a difficult balance.

Bunun zor bir denge olduğunu söylüyorum.

Click to see more example sentences
balance dengeleme

Careful, son, balance. Try to balance.

Dikkatli ol, oğlum, denge. dengelemeye çalışın.

It's an Induction Balance Machine.

Bu bir, İndüksiyon Dengeleme Makinesi.

You know, balancing a checkbook

Biliyor musun, çek defterini dengeleme

Click to see more example sentences
balance dengelemek

Great mathematician that he was, Maxwell added a single term to balance it.

Büyük bir matematikçi olan Maxwell onu dengelemek için tek bir terim ekledi.

It's not about retaliation or balancing the books.

Misillemeyle ilgili değil ya da kitaplarla dengelemek değil.

And, a time for balancing the books.

Ve kitapları dengelemek için de var.

Click to see more example sentences
balance bilanço

He's not a balance sheet, he's Michael.

O bir bilanço değil, o Michael.

Quarterly balance Forget it.

Üç aylık bilançoları unut gitsin.

I need every account statement,every balance sheet.

Her hesap sözleşmesine, her bilançoya ihtiyacım var.

balance uyum

Balance. Harmony. Beauty.

Denge, uyum, güzellik.

balance bakiye

Checks and balances.

Çekler ve bakiyeler.

balance düşünmek

I thought you were a capable ally, a good balance against Pompey.

Yetenekli bir müttefik olduğunu düşünüyordum Pompey'e karşı güzel bir denge.