English-Turkish translations for ball:

top · taşak · balo · küre · top oyunu · yumak · haya · testis · top yapmak · beyzbol · yuvar · basket · gülle · bilyeli · yumak yapmak · yumurta · other translations

ball top

Hey, you want to talk about school or you want to play ball?

Hey, okul hakkında konuşmak istiyorsun yoksa top oynamak mı?

My friend wants his ball back.

Arkadaşım onun topu geri istiyor.

Come get the ball.

Gel ve topu al.

Click to see more example sentences
ball taşak

Because you're a tough guy and you got big balls.

Çünkü sen sert bir adamsın ve kocaman taşakların var.

He probably has three balls.

Muhtemelen üç tane taşağı vardır.

He had such beautiful balls.

Çok güzel taşakları vardı.

Click to see more example sentences
ball balo

In the box, there's a surprise for you a lovely new dress for the ball.

Kutuda, senin için bir sürpriz var balo için çok hoş bir elbise.

In Paris, there's always another ball.

Paris'te her zaman başka bir balo vardır.

A real ball, right?

Gerçek bir balo, ha?

Click to see more example sentences
ball küre

Okay, be a good boy and give us the ball

Tamam, iyi çocuk ol ve küreyi bize ver.

So Ray, hand that ball to us

Ray bu yüzden küreyi bize ver.

Like a crystal ball or a magic mirror.

Kristal küre ya da sihirli ayna gibi.

Click to see more example sentences
ball top oyunu

It's a whole new ball game.

Bu tamamıyla yeni bir top oyunu.

It's a ball game.

Bu bir top oyunu.

Dad used to bring me here for ball games.

Babam top oyunları için beni buraya getirirdi.

Click to see more example sentences
ball yumak

She's just a hair ball.

O sadece bir tüy yumağı.

Who's the fur ball?

Bu tüy yumağı da kim?

You're dead, fur ball.

Öldün sen, tüy yumağı.

Click to see more example sentences
ball haya

Obviously, you have balls.

Tabii ki senin hayaların var.

What mean, "Balls"?

Hayalar" ne demek?

Face and balls.

Yüz ve hayalar.

Click to see more example sentences
ball testis

He's only got one ball.

Sadece bir testisi var.

You're just a creature without balls.

Sen sadece testisleri olmayan bir yaratıksın.

My dad always said balls. Roses?

Babam her zaman testisleri derdi.

Click to see more example sentences
ball top yapmak

Excuse me, I have a cheese ball to make.

Affedersin, yapmam gereken bir peynir topu var.

The black ball's done nothing wrong.

Siyah top hiç yanlış birşey yapmadı.

Catching the ball does nothing.

Topu yakalamak bir şey yapmaz.

Click to see more example sentences
ball beyzbol

What a beautiful day for a ball game.

Beyzbol için ne kadar güzel bir gün.

Maybe a baseball bat and a glove and a ball?

Belki bir beyzbol sopası, bir eşdiven ve bir top?

It's a ball game, sir.

Bu beyzbol oyunu, bayım.

Click to see more example sentences
ball yuvar

Just roll the ball, please.

Sadece topu yuvarla lütfen.

Rolling death balls.

Yuvarlanan ölüm topları.

Does balled-up newspaper make good insulation?

Yuvarlanmış gazete iyi yalıtım yapar mı?

ball basket

One football, one more basketball, and Duanie gets a little ball!

Bir futbol topu, bir daha basket topu ve Duanie alır küçük bir topu.

Oh, a little b-ball, huh?

Küçük bir basket topu demek?

ball gülle

See Nadasdy, cannon balls, arrows, everything mises him.

Bu çok yakındı. Nadasdy'ye bak. Gülleler, oklar

ball bilyeli

Not a pellet, a ball-bearing.

O top değil, bilyeli yatak.

ball yumak yapmak

And you, you ginger-haired pig balls, you were masturbating!

Ve sen, seni gidi kızıl saçlı domuz yumağı, mastürbasyon yapıyordun!

ball yumurta

Go ahead and marry her, you one-balled bastard.

Devam et ve onunla evlen seni tek yumurtalı aptal.