English-Turkish translations for bang:

birden · patlama · yatmak · gürültü · vurmak · sikmek · ansızın., ansızın · çarpışmak · becermek · sevişmek · tam · bütünüyle · other translations

bang birden

One day, there'll be a very big bang, so big every moment in history, past and future, will crack.

Bir gün çok büyük bir patlama olacak. Öyle büyük ki, tarihteki her an, geçmis ve gelecek, çatlayacak.

With a bang. with a bang. See what I did?

Bir patlama ile.. bir patlama ile. gördün mü?

It sounded like a bang, an explosion, a gunshot.

Bir patlama gibiydi, bir silah sesi gibi.

Click to see more example sentences
bang patlama

One day, there'll be a very big bang, so big every moment in history, past and future, will crack.

Bir gün çok büyük bir patlama olacak. Öyle büyük ki, tarihteki her an, geçmis ve gelecek, çatlayacak.

There's a machine somewhere, a big bang.

Bir yerlerde bir "Büyük Patlama" makinası var.

Because before the Big Bang, there was nothing!

Çünkü? Çünkü Büyük patlama öncesinde, hiç bir şey yoktu!

Click to see more example sentences
bang yatmak

She's banging some insurance salesman and it's up to me?

Bir sigorta satıcısıyla yatıyor ve bu bana bağlı?

I hate to say this, bro, but I think Mac's banging the waitress.

Bunu söylemekten nefret ediyorum kardeşim, ama sanırım Mac garson kızla yatıyor.

Now, you're banging Maggie Murdock, aren't you?

Maggie Murdock ile yatıyorsun değil mi?

Click to see more example sentences
bang gürültü

Then you heard a scream with a big bang.

Sonra büyük bir gürültü ile çığlık duydunuz.

The next morning started with a banging.

Ertesi gün bir gürültü ile başladı.

I heard banging

Gürültü duydum da.

Click to see more example sentences
bang vurmak

Bang the wall again for me, Thomas.

Tekrar benim için duvara vur, Thomas.

Kiss, kiss, bang, bang, sayonara, cheer camp.

Öp, öp, vur, vur, sayanora, amigo kampı.

My business is banging, dog.

Benim işim köpek vurmak.

Click to see more example sentences
bang sikmek

It's like banging a waterfall.

Aynı bir şelaleyi sikmek gibi!

I just banged your daughter, Ronnie.

Az önce kızını siktim Ronnie.

Well, I banged Suzanne.

Ben de Suzanne'i siktim.

bang ansızın., ansızın

Not anymore, now when I want something, bang, instant words.

Artık değil. Artık bir şey istediğimde bam! Anında kelimeler

Hey, Hugh right now is banging cougar.

Hugh şu anda bir olgunu düzüyor.

bang çarpışmak

So another collision is coming, and there'll be another Big Bang.

Yani, başka bir çarpışma yaklaşmaktadır ve yeni bir Büyük Patlama olacaktır.

They've been banged around a lot, underwater a few days.

Etrafa çok çarptılar, bir kaç gün su altında kaldılar.

bang becermek

I banged Eartha Kitt. Roxa No.

Eartha Kitt'i becerdim. Roxa Hayır.

bang sevişmek

Get new woman to love and make the bang-boom.

Yeni bir kadın bulup sevmek ve pompalamak için.

bang tam

I have a summer house on the lake, a complete Bang Olufsen home theatre system, a beautiful wife.

Gölde bir yazlığım var. Tam bir Bang Olufsen ev sineme sistemim var. Güzel bir karım var.

bang bütünüyle

Doors would bang.. All night long, all day long.

Kapılar çarpardı bütün gece, bütün gün boyunca.