English-Turkish translations for bare:

çıplak · sade · açık · boş · çıkarmak · basit · soymak · süssüz · yalın · other translations

bare çıplak

The smell of dried blood dirty, bare footprints circling each other.

Kurumuş kan kokusu. Kirli ve çıplak ayak izleri birbirlerini izliyordu.

But it looks a little bare to old-fashioned eyes.

Ama eski moda gözlere biraz çıplak görünüyor.

I've got a bare-knuckle fight in a couple of days.

Bir kaç gün içinde çıplak-yumruk bir boks maçım var.

Click to see more example sentences
bare sade

It's just sometimes I barely understand what you're saying and I wonder if you understand me.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum. Ve beni anlıyor musun, merak ediyorum.

It's just sometimes I barely understand what you're saying.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum.

No way, he barely touched him. seven, eight, nine, ten.

İmkanı yok, sadece dokundu. yedi, sekiz, dokuz, on.

Click to see more example sentences
bare açık

But to send a telegram, such a bare faced hypocrisy.

Ama telgraf göndermek, ne kadar açık bir iki yüzlülük.

Maybe foolish is not baring one's heart.

Belki de aptal kalbini açığa çıkarmayandır.

And a midriff-baring T-shirt and a miniskirt.

Ve göbeğini açık bırakan tişörtle mini etek giyiyor.

Click to see more example sentences
bare boş

It's a bit bare in here today, isn't it?

Bugün burası biraz boş gibi, değil mi?

Now, it's February and the pond is almost bare.

Şimdi, Şubat ayındayız ve gölet neredeyse boş.

The cupboard looks pretty bare.

Dolap oldukça boş görünüyor.

Click to see more example sentences
bare çıkarmak

I barely got them out,

Onları zar zor çıkardım.

Esther barely got out.

Esther zar zor çıkmış.

And he has barely clung to his F-A-C-U-L-T-I-E-S.

Ve o halde zar zor "aklî" değerlerine sahip çıkıyor.

bare basit

I mean the bare necessities

Yani basit ve sade ihtiyaçlarla

The simple bare necessities

Basit ve sade ihtiyaçlarla

bare soymak

If this were for real, this old fox would have you stripped bare.

Eğer bu gerçek olsaydı bu yaşlı tilki seni soyup soğana çevirmişti.

Vodies stripped bare mutilated.

Cesetleri soyulmuş ve hırpalanmıştı.

bare süssüz

These bare-asses love flowery language.

Bu baldırı çıplaklar süslü sözlere bayılırlar.

bare yalın

Seem empty and bare

Boş ve yalın görünüyor