English-Turkish translations for barely:

zor · zar zor · ancak, anca · sadece · açıkça · other translations

barely zor

It's just sometimes I barely understand what you're saying and I wonder if you understand me.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum. Ve beni anlıyor musun, merak ediyorum.

Carrie found her later and she was barely breathing.

Sonra Carrie onu bulduğunda zar zor nefes alıyordu.

I barely see you these days.

Bu aralar zar zor görüyorum seni.

Click to see more example sentences
barely zar zor

It's just sometimes I barely understand what you're saying and I wonder if you understand me.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum. Ve beni anlıyor musun, merak ediyorum.

I barely saw you there.

Seni zar zor gördüm.

I can barely see you.

Seni zar zor görüyorum.

Click to see more example sentences
barely ancak, anca

Ah, okay, I feel something, barely.

Ah, tamam, ben ancak, bir şey hissediyorum.

You barely knew the guy.

Sen ancak adam biliyordu.

A woman barely female.

Ancak dişi bir kadın.

Click to see more example sentences
barely sadece

It's just sometimes I barely understand what you're saying and I wonder if you understand me.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum. Ve beni anlıyor musun, merak ediyorum.

It's just sometimes I barely understand what you're saying.

Sadece bazen ne dediğini zar zor anlayabiliyorum.

No way, he barely touched him. seven, eight, nine, ten.

İmkanı yok, sadece dokundu. yedi, sekiz, dokuz, on.

Click to see more example sentences
barely açıkça

But to send a telegram, such a bare faced hypocrisy.

Ama telgraf göndermek, ne kadar açık bir iki yüzlülük.

Maybe foolish is not baring one's heart.

Belki de aptal kalbini açığa çıkarmayandır.

And a midriff-baring T-shirt and a miniskirt.

Ve göbeğini açık bırakan tişörtle mini etek giyiyor.

Click to see more example sentences