English-Turkish translations for barrack:

Kışla · baraka · koğuş · other translations

barrack Kışla

The casino, barracks, dining hall, rec center, no one alive anywhere.

Kumarhane, kışla, yemek salonu. Hiçbir yerde tek canlı yok.

This is not a barracks!

Burası bir kışla değil.

Two barracks, a gymnasium, a garrison shop, a whorehouse

İki kışla, bir spor salonu, bir garnizon dükkanı, bir kerhane

Click to see more example sentences
barrack baraka

He got a letter and tore the barracks apart.

Bir mektup aldı ve barakayı yerle bir etti.

This is the main service road, POW barracks all enemy occupied.

Bu ana hizmet yolu. Esirlerin barakaları hepsi işgal edilmiş.

Two officers just entered the barracks.

Az önce iki subay barakaya girdi.

Click to see more example sentences
barrack koğuş

Sir, ma'am, Cadet Stansbury's barracks.

Efendim, Öğrenci Stansbury'nin koğuşu.

In this barracks?

Bu koğuşlarda mı?

Tom Miller, your barrack commander.

Ben Tom Miller, koğuş komutanınızım.