English-Turkish translations for barrel:

varil · fıçı · namlu · namlulu · fıçılamak · other translations

barrel varil

It was this or the barrel of a gun, and you know it.

Bu veya varil oldu bir silah, ve sen bunu biliyorsun.

This could be a modified barrel.

Bu, modifiye edilmiş bir varil olabilir.

Just grab us a spare barrel, Walter.

Boş bir varil getir bize Walter.

Click to see more example sentences
barrel fıçı

It took Andre the Giant a barrel of beer to get drunk, sometimes two.

Dev Andre'yi sarhoş etmek için bir fıçı bira gerekirmiş. Bazen iki.

And today, my heart is that barrel.

Bugün benim kalbim o fıçı gibi.

Dude, it's a barrel!

Ahbap, o sadece bir fıçı!

Click to see more example sentences
barrel namlu

The barrel, the rocket inside, front and rear sights, and the launch mechanism.

Namlu, içindeki füze, ön ve arka nişan yerleri ve fırlatma mekanizması.

All plastic except for the barrel.

Namlu dışında her şey plastik.

So, he altered the barrel somehow.

O zaman bir şekilde namluyu değiştirdi.

Click to see more example sentences
barrel namlulu

I got a double-barreled surprise for ya!

Senin için çift namlulu bir sürprizim var!

A small double-barreled gun.

Küçük bir çifte namlulu silah.

Elephant gun, triple barrel.

Fil silahı, üç namlulu.

Click to see more example sentences
barrel fıçılamak

Eventually, they found the barrels and bodies, but no fingerprints.

Zamanla nihayet fıçılar bulundu. Bir ceset. Ama parmak izi yok.

Barrels and casks are very important.

Variller ve fıçılar çok önemlidir.