English-Turkish translations for barren:

çorak · kısır · boş · other translations

barren çorak

Mars, Nova Scotia this guy really loves barren landscapes.

Mars, Nova Scotia, bu adam çorak arazileri gerçekten seviyor olmalı.

And then, on the slopes of a barren valley, they made a thrilling discovery.

Ve sonra, çorak bir vadinin yamaçlarında heyecan verici bir keşif yaptılar.

It looks barren but there is life here.

Çorak gözüküyor, ama burada da yaşam var.

Click to see more example sentences
barren kısır

They say that spells can sometimes make a woman barren.

Derler ki bazen büyüler bir kadını kısır yapabilir.

We're not barren.

Biz kısır değiliz.

They're barren now.

Kısır onlar artık.

Click to see more example sentences
barren boş

This is a cold and barren place.

Burası çok soğuk ve boş bir yer.

It is a barren wasteland riddled with fire, and ash and dust.

Çorak, boş bir arazi ateş, kül ve tozla delik deşik olmuş

If your idea of heaven is a barren, lifeless rock.

Eğer cennet senin için boş ve cansız kaya ise.

Click to see more example sentences