English-Turkish translations for basically:

aslında · basitçe · esasında · esasen · kısaca · kökünden · other translations

basically aslında

Actually, it's just basic chemistry, but thank you, Jesse.

Aslında, sadece temel kimya. Ama teşekkür ederim, Jesse.

I'm a civilian, I don't have a rank, but basically, we're equals.

Ben bir sivilim, bir rütbem yok, ama aslında, biz eşitiz.

And that's basically it.

Ve aslında bu kadar.

Click to see more example sentences
basically basitçe

So, basically, we got nothing.

Yani basitçe, elimizde bir şey yok.

You're basically a sperm donor.

Sen basitçe bir sperm donörüsün.

So basically, it's a topical application consisting of equal parts triethanolamine and phenyl dimethicone.

Yani basitçe, eşit miktarda, trietanolamin ve fenil dimetikon kullanılarak yapılan, güncel bir uygulama.

Click to see more example sentences
basically esasında

It was an investment, but Basically, he just stole my money, is what he did.

Bu bir yatırımdı, ama esasında, o sadece benim paramı çaldı, işte bunu yaptı.

So basically it brings them good luck for the summer.

Yani esasında, festival onlara yaz için iyi şans getiriyor.

The thing is, basically, that is a lie.

Mesele şu ki, esasında, bu bir yalan.

Click to see more example sentences
basically esasen

But he's a good kid, basically.

Ama iyi bir çocuk, esasen.

What does that mean, basically?

Bu esasen ne anlama geliyor?

My aunt raised me. She was basically my mom

Beni halam büyüttü, esasen annem o oldu.

Click to see more example sentences
basically kısaca

So you've had a lot of gang experience, basically.

Yani kısaca bir sürü çete tecrüben oldu.

All right, that's basically it.

Pekala, kısaca bu kadar.

Basically, your friend is a superhero.

Kısaca, arkadaşın bir süper kahraman.

Click to see more example sentences
basically kökünden

Lavender, oysters, rosemary and chocolate and your basic caris-root compound.

Lavanta, istiridye biberiye, çikolata ve senin temel bazik kök bileşimin.